ulu bir atın sırtında dört nala koşuyorum
savrulan saçlarım tanrının yeryüzüne uzanan elleri
Yedi düvele meydan okuyan bir kraliçe gibiydim
Rüzgarımla savrulan her yer sus pus.
Gözlerimi açarsam
Kıyamet mi kopar dersin
açtım,
Uçurumun kenarındayım.
Güneşe yoldaşlık ederken içim ısındı.
kendimi zirvede hissederken
Bir adım, sadece bir adım atarsam
ölür müyüm dersin ?
kendimi bu kadar yüksekte
ve aynı zmana da bi o kadar da
alçakta görüyorum.
Çok korkuyorum yalnız ve çaresiz.
Sakin kalmalıyım biliyorum.
Tanrıya kulak asmalı
Yeryüzünde kul olmalı
Nasıl bir imtihan bu?
Adım atsam uçurumun dibinde,
geri gitsem çamurun içindeyim
En iyisi gözlerimi tekrar kapatmalı
olduğum yerde kalmalı
Güneşe yoldaşlık etmeliyim
içimi ısıtıp bana bir anlık yaşamı sunan
Güneşe içimi dökmeliyim:
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
haykırmak
bu dağlar, bu coğrafya;
kader, keder, heves, umut, ağıt, dost, düşman...
her şeyimiz olmuş.
yıkılmış harabe bir evin ortasında
bu coğrafyada yaşanan bütün acıları
hayal etmenin acısını yaşıyorum.
bir dağın en tepesine çıkıp
kılcal damarlarımdan ayak parmaklarımın ucuna kadar
haykırmak, bağırmak geliyor içimden:
ey dağlar duyuyor musunuz beni?
ey dağlar anlıyor musunuz beni?
Modern dünyada istenmeyen, hayal kırıklığı yara-tan her seçim, hatta umulduğu kadar haz vermeyen her olumlu yaşantı bile, kişinin kendi kendisini suçlamasına yol açmaktadır
Maddi ve sosyal şartlarımız geliştikçe kendimizi kıyasladığımız standartlar yükselir. Haz duygusunun referans noktası arttıkça, beklenti ve hayallerimizin çıtası yukarı çıkar.
İnsanlar tüketim ve alışverişe, kazanma ve harcamaya çok önem verir ve vakitlerinin çoğunu eşyayı ve onun parasal değerini düşünmeye ayırırlarsa bir süre sonra kişilere de nesne gibi davranmaya başlarlar.