"Söylediği sözlere bak şunun! Tanrıdan da korkmuyor..." dedi Natalya, usulca.
"Tanrı mı? Artık ondan bana bir hayır gelmez. Zaten bütün ömrüm boyunca hep benimle uğraştı.."
Gregor, ayık kafalı bir umursamazlık içinde düşünürdü: "Yaşamımda tatmadığım şey kalmadı. Kadınlarla kızlarla seviştim, bozkırda at sürdüm, baba olma zevkini tattım, adam öldür-düm, kendim ölümle burun buruna geldim ve mavi gökyüzünü zevkle seyrettim. Yaşam önüme yeni ne koyabilir benim? Hiçbir șey! Ölebilirim de! O kadar müthiş bir şey değil ölmek. Zengin bir adamın kumar oynaması gibi, savaşta hiçbir tehlike korkusu olmadan oynayabilirim.
Kaybım büyük olmaz.”
Mezarları otlar nasıl bürürse, zaman da öylece acıyı sarar. Rüzgar gidenlerin izlerini nasıl silerse, zaman da öylece, sevdiklerinin dönmesini boş yere beklemiş olanlarla, hep boş yere bekleyecek olanların müthiş acılarını ve anılarını alır götürür, çünkü insan ömrü kısadır ve çimleri çiğnemek için dünyada hiç kimseye uzun bir zaman bağışlanmamıştır.
*Olsun, dört bin olsun. Buna da pek ufak denmez, öyle değil mi?
Peki bunun adalet neresinde? Rusya'da daha babanız gibi bir sürü in san var. Şimdi siz kendiniz karar verin komutanım, her gırtlak yemek ister mi, istemez mi. Sizin yemek istediğiniz gibi her insan da yemek ister. Siz nasıl doymak isterseniz, her çeşit insan da öylece doymak ister. Hani, kısrağına yem vermezse hayvanını açlığa alıştıracağını sanan Çingene'nin hikâyesini biliyorsunuzdur. İşte, herif dokuz gün açlığa alıştırmaya çalışmış hayvanı, onuncu gün bir de bakmış ki at nalları dikmiş... Çarlık idaresi zamanında baştan aşağı her iş tersi-neydi, yoksul halk da çok eziliyordu. Babanıza dört bin dönüm pay ayırdılar çörekten, ama o da bizim gibi basit insanlardan daha fazla-sını, iki kişinin yiyeceğini yiyemez ki. Halka yazık, Bolşevikler doğru yolda gidiyor, halbuki siz dövüşmekten söz ediyorsunuz…."
Tuhaf bir insansın sen ! Aya benziyorsun;bir erkeği ne üşütürsün ne de ısıtırsın.Seni sevmiyorum Natalya,sakın bana kızma.Bunu şimdiye kadar söylemek istemedim,ama ne yapayım,işte ortada;bu şekilde sürdüremeyiz bunu.Senin namına üzülüyorum;son zamanlarda biraz birbirimize yaklaşacak olduk,ama kalbimde duygu yok.Bomboş kalbim.Bu gece bozkır nasıl boşsa öylesine boş.