Rollo May’in Yaratma Cesareti kitabını okuduktan sonra, yazarın diğer eserlerine de göz atmak istedim ve hemen "Kendini Arayan İnsan"ı aldım. Bu kitap da Yaratma Cesareti’nin izlerini taşıyor; ancak daha çok benlik, özgürlük, yaratıcılık ve cesaret kavramlarının modern dünyada nasıl yorumlanması gerektiğine odaklanıyor. Günümüz insanının içsel mücadelesini, potansiyelini gerçekleştirme arzusunu ve gerçekten özgür olabilmenin, bireyin kendi olma cesaretine bağlı olduğunu etkileyici bir şekilde ele alıyor. Kitap, “şimdi”nin önemini, ailenin ve çevresel beklentilerin benlik oluşumundaki rolünü de çarpıcı bir şekilde anlatıyor.
Gerçekten özgür olmak ve benliğimizi tanımak istiyorsak, toplumun bizden beklediklerini bir kenara koyarak kendi hislerimizi ve isteklerimizi sorgulamamız gerekiyor. Geleneklerimizi ve yetiştirilme tarzımızı da bu sorgulamanın içine katıp, kendi kararlarımızı bilinçli bir şekilde verebildiğimizde cesaret kazanmaya başlıyoruz. Özgürce verilen bir karar, bir sonraki adımı atmayı kolaylaştırıyor ve zihnimiz artık bu doğrultuda düşünmeye başlıyor. Bu yüzden ilk adımı atmak son derece kıymetli.
Kitapta dikkatimi çeken önemli noktalardan biri de şu ifadeydi: “Benlik daima kişilerarası ilişkilerde doğar ve gelişir.” Birçok durumda kendimizi, başkalarının gözünden görerek ve toplum içindeki konumumuzu anlamlandırarak tanıyoruz. Maalesef ki yalnız kaldığımızda kendi kişiliğimizi değerlendirirken yanlı yorumlar yapabiliyoruz. Farklı ortamlar-insanlar hatta farklı zamanlarda bile sergilediğimiz kişilik özellikleri değişkenlik gösterebiliyor. Örneğin, özgüvenli biri olduğumuzu düşünsek bile, topluluk karşısında, yeni insanlarla tanışırken bu özgüven ortaya çıkmayabiliyor. Hepimizin yaşadığı bu tür durumları analiz etmek, hangi koşullarda ve kimlerin yanında