Tarihçiler hakkında
da korkunç şeyler duyuyorduk, politikacılar hakkında da, askerler hakkında da, hatta mimarlar hakkında da... Bu ülkede hakkında kötü şeyler duymadiğımız hiçbir meslek grubu, vatandaş kümesi, sosyal sınıf kalmamıştı ki.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dinsel ve ulusal bayramlarımızın yanına bir de kimlik bayramları eklemeliydik...
Kim neye inanacaksa inanmalıydı, kim hangi dili istiyorsa konuşmalıydı, kim hangi elbiseyi giymek istiyorsa giymeliydi, kim ne yemek istiyorsa yemeli, ne içmek istiyorsa içmeliydi... Herkes kendisi gibi olmalydı... Kendisi gibi olmak ne demekse?
Her gelen hükümdar, her gelen iktidar, tarihi kendi çıkarına göre yeniden yazdırıyordu. Çıkarlara göre yazılan tarihin gerçeklerle hiçbir ilgisi yoktu.