İzzet Eroğlu

İzzet Eroğlu
@izzeteroglu
9/10
·392 syf.··
2025 1. kitabı
Modern dönemle birlikte Müslümanlar ve İslam ülkeleri, çağdaş gelişmeleri, sorunları ve anlayışları ele alma ve incelemede genel olarak İslam’ın temel ilkelerine uygun değer/ilke temelli bir bakış açısı ortaya koyamadılar. Bunda fıkhın gelişen ve değişen şartlara göre değerlendirme kapasitesinin göz ardı edilerek klasik yöntemle konulara yaklaşılması de etkili olmuştur. Yazar değişen ve gelişen şartlar çerçevesinde İslam’ın konuya yaklaşımının geleneksel bakış açısından farklı olması gerektiğini ortaya koymuş ve bunun nasıl olması gerektiğine dair kıymetli bir müzakereyi açmıştır. Klasik dönem eserlerin tercüme edilmesi veya aktarılması, sorunların çözümüne katkı sağlamadığı gibi bu tür eserlerin yorumlanmadan tercümelerinin yayınlanmasının farklı sorunlara sebebiyet verdiği isabetli bir şekilde ortaya konulmuştur. Eserde İslam’ı, Kur’an’ı ve Sünneti nasıl anlamamız gerektiği yönünde son derece ehemmiyetli fikir jimnastiği yapılmıştır. Hakkını vermek gerekirse bir din adamı olarak bu konuda yazarın; son derece meselelere eleştirel baktığını ve günün meselelerine İslam’ın bakış açısının nasıl olması veya olmaması gerektiği konusunda önemli değerlendirmelerde bulunduğunu belirtmek gerekir.
İslam Işığında Müslümanlığımızla YüzleşmeAli Bardakoğlu · Kuramer Yayınları · 201772 okunma
Reklam
9/10
·256 syf.··
2024 22. kitabı
Türkiye’de hukukun oluşumunda sosyal bir gerçeklik olarak fıkhın dikkate alınması gerektiği, Türkiye’nin hukuk sorunları ve hukuk anlayışı üzerinden ele alınmıştır. Yazar, modern hukukla birlikte fıkhın da sosyal bir gerçeklik olarak dikkate alınarak daha ayağa basar bir hukuk sisteminin mümkün olduğu görüşündedir. Ancak yazarın fıkha yüklediği anlam doğrudan İslami kurallar olmayıp toplum nezdinde kabul gören ve meşruiyeti olan kurallardır. Türkiye’nin eklektik hukuk anlayışı eleştirilerek mevcut hukukun bakış açısı ve felsefi yaklaşım bakımından yetersiz olduğu, pozitif hukukun hukuk olmadığı ve hukukun gerçek niteliğini kazanmasının aynı zamanda otoriteye karşı da bir denge unsuru olacağı iddia edilmektedir. Eser, farklı ve özgün bakış açısıyla okunmaya değerdir.
Fıkıhtan HukukaEmir Kaya · Eski Yeni Yayınları · 202321 okunma
9/10
·564 syf.··
2024 21. kitabı
Her otobiyografi veya anı bir anlamda savunma, hayatın bir muhasebesidir. Yazar da elden geldiğince dürüst ve samimi bir şekilde anılarını kaleme almıştır. Eserde yazarın doğduğu aile ortamından başlayarak 2002’ye kadarki hayatının anıları yer almaktadır. Yazar; mübadil bir ailenin çocuğu olarak Ayvalık’ın sosyo-kültürel yapısından İngiliz Erkek Lisesi ve Robert Kolejine, Amerika’da bir yıllık lise değişim öğrenciliğinden üniversitede devrimci harekete katılması, Filistin Direniş Hareketi’nden İsveç’teki mültecilik yıllarına, yazılı ve görsel basının farklı kurumlarından siyasete kadar hayatının önemli konu ve olaylarını anlatmaktadır. Eser bir anlamda yazar üzerinden Türkiye tarihinin bir okuması olarak da düşünülebilir. Bu nedenle eserde Türkiye’ye yön veren çok sayıda siyaset, ticaret ve akademi dünyasından isimlere sıkça rastlanmaktadır. Orhan Veli’nin bir şiirinde “Bırakmıyor son gördüğüm, / Bırakmıyor geçim derdi.” şeklinde belirttiği geçim derdi kaygıları yazarın bir türlü yakasını bırakmamaktadır. Eserin dili açık, sade ve anlaşılır. Yazım kurallarına dikkat edilmesi bakımından yazası ve eserin musahhihini kutlamak gerekir. Yazarın veya yazar üzerinden Türkiye tarihini gözden geçirmek, hayata dair dersler çıkarmak ve hayatın muhasebesini yapmak için eser okunmaya değerdir.
Bir Hikâyem VarŞahin Alpay · Lejand Yayınevi · 202413 okunma
7/10
·279 syf.··
2024 19. kitabı
Çok hukuklu sistemin tarihî geçmişi, günümüz örnekleri ve İslam ülkelerindeki durumu incelendikten sonra Osmanlı Devleti ve Türkiye’de çok hukuklu sistemin uygulanışı ve konuyla ilgili tartışmalar ele alınmıştır. Britanya’nın başını çektiği bazı Batılı ülkelerin İslam Hukuku olmak üzere farklı hukukların uygulanması konusunda gösterdikleri tutum dikkatleri çekmektedir. Bununla birlikte kadına şiddet, eşitlik ve miras paylaşımı gibi konular ülkenin genel kamu düzenini tehdit ettiği gerekçesiyle konuyla ilgili zaman zaman da kamuoyunda tartışmalar yaşanmakta ve çok hukuklu sistemin kısıtlanmasına yönelik girişimler olabilmektedir. Güncel olarak Türkiye’deki çok hukuk sistem konusu, akla ilk gelen şekliyle İslam Hukukuna uygulama imkânı sağlanması bakımından ele alınmadığı gibi buna değinilmemiştir bile. Türkiye’de çok hukuklu sistemin uygulama alanı; Alevi hukuku, gayrimüslim azınlıklar, aşiret hukuku ve PKK’nin şehir yapılanması olarak bilinen KCK bağlamında ele alınmıştır. Esere kısmen özgünlük katan bu kısım olmakla birlikte burada da konunun ele alınışı ve verilere ulaşım bakımından sınırlılıklar olduğundan ister istemez yüzeysel kalmıştır. Dinî nikah, miras paylaşımı gibi İslam Hukukuna ait ve konu anıldığında ilk akla gelen konunun esas mihverinin ele alınmaması ve buna değinilmemesi şaşırtıcıdır.
Anayasa Hukuku Açısından Çok Hukuklu SistemAkif Tögel · Adalet Yayınevi · 20162 okunma
9/10
·238 syf.··
2024 18. kitabı
Resepsiyon kavramı ve dünya genelinde belli başlı resepsiyon örnekleri genel olarak ele alındıktan sonra Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde başlayan ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında da devam eden resepsiyon çalışmaları ele alınmıştır. Başlıca, anayasa, ceza hukuku, ticaret hukuku, usul hukuku, medeni hukuk ve borçlar hukuku alanındaki resepsiyon çalışmaları ele alınarak resepsiyonun Cumhuriyet ile başlamadığı, Osmanlı Devleti’ne dayandığı ve çağdaş ülkelerin kanunlarının benimsenmesinin özellikle II. Meşrutiyet’te yoğunlukta tartışıldığı ortaya konulmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun tercüme edilmesinde Haçeriyan Efendi’nin tercümesinden yararlanılıp yararlanılmadığı ve Lozan Andlaşması uyarınca görev yapan adli/hukuk müşavirlerin işlevi hakkında bilgi verilseydi daha güzel olurdu. Eser hukuk tarihine ilgi duyanlara hitap etmektedir.
Batı Hukukunun Türkiye'de BenimsenmesiGülnihal Bozkurt · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 20208 okunma
Reklam