Zaman Çarkı serisinin dördüncü kitabı birçok konuda güzel ilerledi. Kendinden önceki üç kitapta olmayan farklı noktalar vardı. Olay örgüsü ya da "Desen'in ağları" daha karmaşık hale geldi diyebilirim.
Kitabın adı " Gölge Yükseliyor" olmasına rağmen ortada ne yükseliyor ben anlayamadım. Rand genel seride zaten düşündüğümden daha az işlendi. Onun dışında kalan herkesin daha fazla bölümü vardı. Ailler kısmında gördük ama zaten onlar başlı başına ayrı mesele ve bu meseleyi Rand öznelinde pek görmedik, aillerlerin bizzat kendilerine gördük.Bu sebeple hayalkırıklığına uğradığımı söylemeliyim.
Öncelikle ilk kısımlarda da devam eden önümüzdeki kitapta da göreceğimi düşündüğüm şey Mat karakterinin Rand'a ve diğer ta'verenlere karşı tutumu. Evet ana karakterlerden biri zaten ilk anda da görüyoruz ama gerçekten bu olaydan oldukça sıkıldım. Rand'in Şafakla Gelen olduğunu ikna olması o kadar uzun sürdü ki sebebini anlayamadım. Çocukluktan beri beraber olmalarına rağmen Rand'a düşmanlık beslemesi, hiç destek olmaması, her fırsatta laf sokması,her konudan şikayetçi olmasından bıktım. Seride kötü olan birçok karakter var ama şu an Mat en büyük nefret kaynağım. Egwene ve Perrin de aynı şartlarda Rand'a yakınlardı ancak olayı anlamaları, Rand'a davranışları çok daha erkenden normale döndü. Ayrıca Mat'in yaptığı aptalca hareketlerden sonra ne hakla bu kadar öfke besleyebiliyor anlayabilmiş değilim.
Perrin karakterine gelince bu kitapta en sevdiğim kişi olduğunu söylemek istiyorum. İkinci kitaptan itibaren artmaya başlayan sempatim bu kitapta arşa çıktı. Faile karakterinin kurguya dahil olmasına sebep oldu bu bile başlı başına yeter aslında. İki Nehir Savaşını yönetmesi ve kazanması bence tüm kitaptaki okuması en keyifli olaydı.
Ayrıca karakter gelişimi en detaylı gösterilen kişi