1216

1216
@jackinthebox
başka bir dans alabilir miyim?
Sev­gilim, bir günün or­tası şim­di Taşıt­lar hız­la gelip geçiyor, her yer kalabalık, Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde. Uzat bana uzat ellerini. İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu, Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor Ben seni düşünüyorum seni Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi Kalbim diyorum kalbim Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi Aşkı anılar besliyor düşler kadar Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır Sevgi eskidikçe sevgi. Günümüz ekmeğimiz, türkümüz Çoluğumuz çocuğumuz Binalar yan yana yükselip gidiyor Vapurların ağzı köpük içinde Uzaklarda ne kapılar açılıyor Trenin biri bir istasyona varıyor Ordan çıkıyor biri. Her şey biliyor her şey Sen biliyor musun bakalım Seni nice sevdiğimi? Üstüne titrediğimi? Geldiğimi? Gittiğimi? Hadi!
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yüz­süz, be­den­siz bir şey­di bu ka­dın; bir göl­ge gi­bi düş­le­ri­min ara­sın­dan sıy­rı­lır, ge­çer gi­der­di za­man za­man. Sen­sin o kadın.
İnsan ve Duygular
Düş­ler anı­la­rın kız ço­cuk­la­rı­dır.
Alıntı
Her­kes­te ken­di ada­mı­nı, ken­di esp­ri­si­ni ara­ma eği­li­mi var ga­li­ba.
1000Kitap
Sev­gi­lim ben şim­di bü­yük bir kent­te se­ni dü­şün­mek­te­yim. Elim­de uçuk ma­vi bir ka­lem, cebim­de iki paket cıgara. Hayatımız geçiyor göz­lerimin önün­den Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz. “Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz.” Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere, O gülün yüzü gülmüyor sensiz. Köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı Hepten hüzünlü bugünlerde Gür ve coşkun bir günışığı dadanmış pencereye Masada tabaklar neşesiz Koridor ıssız Banyoda havlular yalnız Mutfak dersen derbeder ve pis Çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş Vantilatör soluksuz Halılar tozlu Giysilerim gardropda ve şurda burda Memo’nun oyuncak sepeti uykularda Mavi gece lâmbası hevessiz Kapı diyor ki açın beni kapayın beni Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi Radyo desen sessiz Tabure sandalyelerden çekiniyor Küçük oda karanlık ve ıssız Her şey seni bekliyor her şey gelmeni İçeri girmeni Senin elinin değmesini Gözünün dokunmasını,ve her şey tekrarlıyor Seni nice sevdiğimi.
Alıntı