Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gerçeküstücü sanatçılar, şimdiyi dünden ayıran farkları yumuşatmaya çalıştılar; geçmişi bugüne getirecek yerde, “nesneleri yeniden uzağa” ittiler ve “tarihsel alanda uzaklara romantik bir tutumla bakmaya” yakınlık duydular. Buna karşılık Benjamin, “nesneleri uzamsal olarak yakına getirmek” ve “onların yaşamımıza girmesini” sağlamak istiyordu. Benjamin’i gerçeküstücü yöntemlere yakınlaştıran nokta, yani geçmişin düşsel kesitlere indirilmesi, Pasajlar Yapıtı için bağımsız bir amaç değil, fakat yöntemsel bir gösteri, bir tür deneysel nitelikte düzenlemeydi.
Gerçeküstücülerin deneyimleri Benjamin’e doğal olarak yapılması gerekenin tanrıbilimsel deneyimi yeniden oluşturmak değil, ama dünyasal alana geçirmek olabileceğini öğretti: “Bu deneyimler kesinlikle yalnızca düşle, haşhaş çiğneme ya da afyon içme saatleriyle sınırlı olamaz. ‘Gerçeküstü deneyimler’ adına tek bildiklerimizin dinsel coşkular ya da hapların verdiği coşkular olduğunu düşünmek, çok büyük bir yanılgı olur...
Benjamin, felsefe düzeyindeki başlangıçlarından itibaren Kant’ın koymuş olduğu kısıtlamaları parçalayabilecek, “eski filozofların deneyim kavramlarının bütün dolgunluğunu” yeniden kazanabilecek, tanrıbilimin deneyimlerini eski haline getirebilecek bir deneyim kavramının arayışı içindeydi.
Benjamin, soyut bir kurguya gitmeyip, “bir gerçekliğe ilişkin şerh” niteliğinde olmak üzere, Ondokuzuncu Yüzyıl’ın tarihini sergilemeye çalıştı. Pasajlar Yapıtı'na ait “İlk Notlar” bir tür tema katalogu olarak ele alındığında, söz konusu aşamada yapıtın neyi ele alması öngörüldüğü anlaşılır: Bu notlarda caddelerden ve büyük mağazalardan, panoramalardan, dünya sergilerinden ve ışıklandırma türlerinden, modadan, reklamdan ve fahişelikten, koleksiyoncudan, Flâneur’den, kumarbazlardan ve can sıkıntısından söz edilmiştir. Pasajlar ise yalnızca çeşitli temalardan biridir.