Adı:
Pasajlar
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
259
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753631334
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Das Passagenwerk
Çeviri:
Ahmet Cemal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
... Çalışmanın bütününe yakın bölümünde kendine özgü ve "mozayik" yöntemi diye adlandırılabilecek bir yöntemi uygulayan Benjamin, bütün bir dönemin kültür tarihini, genelde dikkat edilmeyen ayrıntılardan (döşeme biçimlerinden, giysilerden, akşam saatlerinin iş dönüşü kalabalığından, dedektif romanlarından, sokakların ışıklandırılmasından vb.) yola çıkarak, geliştirdiği kavramları ve dünya görüşünü "yaşayan" bir organizmanın kalıbı içerisinde sergiler. "Pasajlar"ın bu kitapta toplanan metinleri, Walter Benjamin'in kendi öngörmüş olduğu, ama kendisi hayattayken basım aşamasına gelemeyen düzenlemeye sadık kalınarak bir araya getirilmiştir.
(Arka Kapak)
259 syf.
Ben ne okudum, nasıl bitti vallahi anlamadım.
Hatayı kendimde görüyorum. Hitap etmedi bana. Ancak " Tarih, Sanat, Sinema, Fotoğraf, Savaş " hakkında düşünceleri çarpıcıydı.

Kitabının önemli bir kısmını Baudelaire için ayırmış Benjamin. Özellikle de ' Kötülük Çiçekleri ' hakkında gerçekten tam teçhizatlı bir kaynak bu kitap. Araştırma, tez falan yapanınız varsa yardımcı olur.

İyi okumalar. Anlasam anlatırdım ama :/
259 syf.
Walter Benjamin'in uzun yıllar,emeğini ve vaktini harcayıp üzerine titizlikle çalıştığı bu eser,ölümünden sonra neşredilmiştir.Bu keyfiyet, yaptığımız hazırlıkların,gece gündüz,düşüncemizi ve benliğimizi esir alan hayati planların ne denli afaki olduğunu hararetle düşündürdü bana.

Bilgi,sanat ve kültür kuramları üzerine yazılmış makalelerden oluşan ilk kısım,tarih boyunca savaşı estetize eden anlayışı makul olmaktan çok uzak bulmuş,eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmiş Benjamin,ayrıntılı ve kapsamlı incelemelerde bulunmuş..

Sinema eleştirmenlerinin titizlikle eğildiklerini tahmin ettiğim sinema ve fotoğraf üzerine pasajlar,sektörün tarihsel gelişiminin günümüze uzanan ustalıklarının ipuçlarını taşıyor.

Charles Baudelaire'ı Fleurs du mal’i adlı eserinden yola çıkarak,onun duyarlılığının,felsefi bakış açısından azade hassasiyetinin ve maddeciliği reddeden duygusal yönelimlerinin altını çizmiş.

'Modernizm' ve 'modernizm kahramanlığı' kavramlarının edebiyat üzerine etkilerini yoğun ve çok yönlü bir perspektifle değerlendirmiş.

Yazar,Charles Baudelaire'ın 'yeni'den anladığı şeyin eskinin daha derin ve daha büyük bir ciddiyetle yeniden varedilmesi olduğu kanısındadır.Şiirlerden ve yaşam kesitlerinden aldığı örneklerle zenginleştirdiği ,Baudelaire tahlillerinin,çok uzun bir araştırmanın yalnızca bir kesiti olduğu aşikar...

Defaatle okuduğum kısımların bende zihin bulanıklığı yarattığından da söz etmeden edemeyeceğim :)

Keyifli Okumalar...
2 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Herkesin kendince cevabını veremediği,sorsa da tatmin edici cevap alamayacağı sorular vardır kafasında. Benim de buna benzer sorularım olmuştur hayatım boyunca. Kafamdaki soru girdaplarından bir kaçını Alman felsefeciler oluşturuyor.Dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama sanat eleştirmeni,toplum sosyolojisi,insan psikolojisi gibi... Genel olarak felsefe alanında Alman yazar hegomonyası var.
Örneği'in Diyalektik idealizm'in savunucusu olan Filozof Hegel,Emek-Sermaye konularında ustalaşmış,politik ekonomi konularında sayısı eserler vermiş,hakkında en fazla eser yazılmış yazarlarından biri olan Karl Marx,Felsefe'nin liderlerinden A.Schopenhauer, yukarıda saydığım yazarların bir çoğunu etkilemiş olan 'Felsefenin Babası' diye tabir edilen Immanuel Kant.Felsefe alanında aklıma gelenler.Bunlara roman yazarlarını da ekleyebiliriz.Bir yazarın çıkıp normal olarak diğerlerini etkilemesi gibi düşünürsek (Kant'ın kendinden sonraki felsefecileri etkilemesi gibi) sanki fazlaca düz mantık yapmış oluruz.Tarih kitaplarında denk geldiniz mi bilmiyorum, Almanya'nın siyasi birliğini tamamlayamadığından söz ederler.Tüm şehir devletleri siyasi birliğini tamamlarken Almanya kendi birliğini tamamlayamadığından bir çok çalkantılı süreçten geçmiştir.Zaten Rönesans ve Reform hareketlerine bakarsanız bu iki hareketin Alman toplumuna diğer toplumlara nazaran daha geç ulaştığını görebilirsiniz.Diğer toplumlar yeniliklerin tadını çıkarırken Alman toplumu kilisenin hegomonyası altında sefaletle uğraşıyordu. Değişimin geç ulaştığı bu sancılı süreç birçok toplumsal harekete neden olmuş bu sancılı süreçleri gözlemleyen bir çok yazar da bu konuda ustalaşan eserler vermiş diye düşünüyorum.Tıpkı Çar yönetimi altında ezilen Rus halkının bu acıklı tablosunu gören Rus yazarların (Bu tablonun içine birçok Rus yazarı da ekleyebiliriz) ağırlıklı olarak ahlak konusunda toplum davranışlarını irdeleyen eserler vermesi gibi.
Kafamdaki soru girdaplarını sakinleştirmesi adına biraz uzattım,affola :)
W.Benjamin'nin 'Pasajlar' eserine gelince eser herkesin keyifle okuyabileceği bir yapıda değil.Yazarı en çok etkileyen şair olsa gerek Charles Baudelaire hakkında ayrıntılı değinmiş yazar.Bazı bölümlerinde Bauldelaire'in 'Kötülük Çiçekleri' adlı şiir kitabındaki mısraları bile derinlemesine inceleyip kim(ler)e, nerelere atıfta bulunduğunu örnekler vererek açıklamış.Fransa'da temelleri atılmış olan Pasaj kültürüne de derinlemesine değinmiş yazar.Yazarı incelemeye iten neden Pasajların mimari yapısı değil elbette (Bazı bölümlerinde az da olsa Mimari yapısından yola çıkarak o dönem Paris'te yaşayan insanlarla ilginç bir bağlantı kurduğuna da şahit oluyoruz) asıl amacı bu kültürün doğurduğu değişmleri Paris insanını ne gibi değişimlere ittiğini gerek sosyo-kültürel gerekse sosyo-ekonomik açıdan değerlendirmelerde bulunmuş.Eser; 'Tarih Kavramı Üzerine', 'Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı', 'XIX.Yüzyıl 'ın Başkenti Paris', 'Charler Baudelaire:Kapitalizmin Yükseliş Çağında Bir Lirik Şair', Baudelaire'de Bazı Motifler Üzerine' gibi bölümlerden oluşuyor.Benim için okunabilecek veya okunamayacak eser yoktur, her eseri okumaya çalışıp not tutarım (Bilim-kurgu kitapları hariç :)) Nihayetinde okuyunca birşey kaybetmiyoruz. En kötü ihtimalle W.Benjam'ini tanımış oluruz.
İyi Okumalar....
Dünyanın her yerinde sürekli aynı dram, aynı dar sahne üstünde aynı dekorlar, kendi büyüklüğünün sarhoşIuğu içerisinde başı dönmüş, köpürüp duran bir insanlık...
Et l'amour se rira de l'Enfer et du Ciel! 

Ve aşk cennete de, cehenneme de gülümser!
Walter Benjamin
Sayfa 186 - Baudelaire
" Artık düşünmek istediğimi düşünemiyorum. Düşüncelerimin yerini devingen görüntüler aldı. "
-ama gözlerimizi... bu sahte ve itici tavırlara... erkek ruhunun bu taklitlerine hiçbir zaman alıştıramadık.
Zamanımızın bir biyoloğu, şöyle demektedir: "Homo sapiens'in o acınası elli bin yılı, yeryüzündeki organik yaşamın tarihiyle karşılaştırıldığında, yirmi dört saatlik bir günün sonundaki iki saniye gibidir. Uygarlaşmış insanlığın tarihi bu ölçüte vurulduğunda, ancak son saatin son saniyesinin beşte birini dolduracaktır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pasajlar
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
259
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753631334
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Das Passagenwerk
Çeviri:
Ahmet Cemal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
... Çalışmanın bütününe yakın bölümünde kendine özgü ve "mozayik" yöntemi diye adlandırılabilecek bir yöntemi uygulayan Benjamin, bütün bir dönemin kültür tarihini, genelde dikkat edilmeyen ayrıntılardan (döşeme biçimlerinden, giysilerden, akşam saatlerinin iş dönüşü kalabalığından, dedektif romanlarından, sokakların ışıklandırılmasından vb.) yola çıkarak, geliştirdiği kavramları ve dünya görüşünü "yaşayan" bir organizmanın kalıbı içerisinde sergiler. "Pasajlar"ın bu kitapta toplanan metinleri, Walter Benjamin'in kendi öngörmüş olduğu, ama kendisi hayattayken basım aşamasına gelemeyen düzenlemeye sadık kalınarak bir araya getirilmiştir.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 45 okur

  • G.p
  • Mahirali Aladoğan
  • Bahattin Gelerli
  • Hüseyinlui
  • Fırat Koç
  • Hakan
  • S. Burak Manav
  • Seda Arslan
  • Mehmed
  • Sîdar Ronahî

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.5 (5)
9
%30.8 (4)
8
%7.7 (1)
7
%15.4 (2)
6
%0
5
%7.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0