Son Bakışta Aşk

Walter Benjamin
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
187
Basım Tarihi:
Mayıs 2012
İlk Yayın Tarihi:
1993
Yayınevi:
Metis Yayınları
ISBN:
9789753420105
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·183 syf.··
Beğendi
·
2022 52. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2022 17:46
Herkese selam. Bu ayın son okuduğum kitabı Walter Benjamin'in Son Bakışta Aşk deneme kitabı oldu. Çok severek okuduğum bir kitap oldu benim için. Kitabın ismi ile içeriği o kadar bambaşka ki olgulardan, bilgilerden, düşünürlerin düşüncelerinden, fikirlerinden bahsediyor yazar. Proust'un İmgesi ve Baudelaire'de Bazı Motifler Üzerine bölümleri yazarları tanımak açısından çok faydalı bilgiler mevcuttu. Kültür, hakikat, düşünceler, hikâye anlatıcılığının yavaş yavaş azalması gibi önemli bilgileri de eleştirel bir bakış açısıyla anlatıyor yazar. Okuması da çok keyifliydi. Deneme kitabı arayanlara kesinlikle tavsiye ederim. Beğendiğim alıntıları aşağıya bıraktım. Herkese keyifli okumalar dilerim. #kitapalıntıları : Hiçbir kültür ürünü yoktur ki, aynı zamanda bir barbarlık belgesi olmasın. "Devrimci mücadele kapitalizmle tin arasında değil, kapitalizmle proletarya arasındadır." Hakikati zihinsel bir bütünden çok, yıkıntılarda eski sistemlerden arta kalanda, kırık dökük parçalarda arar. "Yapıtlarımda alıntılar silahlı eşkiyalara benzer; gelip geçenleri kanaatlerinden ederler." "Büyük şehir insanını büyüleyen aşktır... ama ilk bakışta değil, son bakışta aşk." "Çözülen" ne? Hayatımızın bütün soruları, biz yaşadıkça arkamızda bıraktıklarımızı görmemizi engelleyen bir çalı yığını gibi değil mi? Bu yığını kaldırmak bir yana, seyreltmek bile aklımıza gelmiyor. Onu arkada bırakıp ilerliyoruz. Gerçi belli bir uzaklıktan görülebiliyor ama bir gölge, giderek iç içe geçen bir bilmece gibi, belli belirsiz. Mutlu olmak, korku duymaksızın kendi kendinin farkına varabilmektir Bir şeyi layıkıyla hikâye edebilen insanlara gittikçe daha az rastlıyoruz artık... Canlandırmaktır Proust'un yöntemi, düşünmek ve çözümlemek değil. Yaşamda bizi bekleyen dramları yaşayacak zamanımız
Deneme, İnceleme
Son Bakışta AşkWalter Benjamin · Metis Yayınları · 2012317 okunma
Puan vermedi·187 syf.··
2021 2. kitabı
Tarih kavramı üzerine oldukça güzel tezahürleri sıralayan Benjamin, kültürel mirasların barbarlık olduğunu ileri sürmüştür. Bu iddiasınıda kazananların kaybedenler üzerinden yükselme kaydettiği ancak bu yükselmede kaybedenlerin acısının paylaşılmadığını dile getirir. Dolayısıyla, salt olarak kazananların coşkulu söylemlerinin duyulduğuna dikkat çeker. Bununla birlikte, moda fenomeniyle ilgili ise modanın daima geçmişin ormanlarında dolaşılıp avlanılan şeyler olduğuna dair bir betimleme yapar. Hikaye anlatıcısı başlıklı bir bölümede sahip olan kitap da hikaye anlatıcısının önemini niteler. Şimdilerde deneyimden yoksun anlatımlar olduğunu, artık insanların hikaye anlatıcılarını dinlemediği ve hatta hikaye anlatıcılarınında silikleştiğinden dem vermuştur. Son bakışta aşkı nitelerken Baudrillard'ın şiiriyle pekiştirme yapan Benjamin aylak gezginden bahseder. Onun o sisli ve kalabalık şehir hayatında aşk'ın ilk bakışta olan değil son bakışta hafızaya kazınan sahne olduğunu belirtir. Son olaram, yalnız yemek yeme gibi veya yalnız gerçekleştirilen birtakım şeylerin bir spartalı yaşamı olduğunu da nitelemiştir. Ancak, şahsım olarak yalnız yemek yemekten oldukça haz alırım :)) Bu da kendimce eleştirim olsun. Sonuçta, Benjamin'in bakış açısını anlayabileyeceğiz ve bence keyifle okunabilecek bir eser.
Son Bakışta AşkWalter Benjamin · Metis Yayınları · 2012317 okunma
Puan vermedi·187 syf.··
2021 140. kitabı
Kitabi yıllar önce ilk okuduğumda şu yorumu yapmıştım. Hala tesirini kaybetmemiş kitap. 40 sayfaya yakın boğucu bir girişten sonra (ki çevirmene ait) kitaba başlarken korkuyorsunuz ama daha ilk pasajda farklı bir dünyanın bazen renkli, bazen serin havasını soluyorsunuz. Tuttuğum ve tutulduğum cümlelerle dolu bir kitap. "Büyükşehir insanını büyüleyen aşktır ama ilk bakışta değil son bakışta aşk".
Araştırma-İnceleme
Son Bakışta AşkWalter Benjamin · Metis Yayınları · 2012317 okunma
9/10
·187 syf.··
2017 102. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2017 21:20
Walter Benjamin, 20. yüzyılın en büyük düşünürlerinden, iki savaş arasında yazmış olduğu yazılarının toplanarak bir araya getirilmesi sonucu oluşan kendine has özelliklerini içerisinde barındıran yazılarında "Ben" sözcüğünü kullanmamayı bir yararlılık olarak gören yazarın dünyasını bütün yönleriyle gözler önüne seriyor. "Son Bakışta Aşk" kitabı büyük bir kültür adamının düş kırıklıkları ve hüzünle dolu öyküsü, hayatı edebiyat dünyası hakkında görüşleri, onu en çok etkileyen hikaye, roman, şiir yazan sevdiği yazarlara ait yazıları ile de başlı başına kendine ait edebi eleştiri özelliğini okuyucusuna yardımcı olacak, bir yol gösterici rehber niteliğinde eser. Toplumun sık yapraklı gölgeliğinin altında sağ kalmaya çabalayan bu ruh hali ile yazan yazarın iç dünyasının çağrısına duyarsız kalamayacaksınız.
Son Bakışta AşkWalter Benjamin · Metis Yayınları · 2012317 okunma
2/10
·187 syf.··
2020 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2020 17:57
Cümleleri oluşturan kelimeler birbirinden bağımsızdı ve Proust gibi Baudalaire gibi şairler, yazarlar uzerinde fazlaca durması kitabı sınırlandırmış. Açıkçası Walter Benjamin'in düşünceleri ve kalemi bana hitap etmedi. Kitabı bitirmek için işkence çektim adeta, neyseki bitirebildim.
Felsefe
Son Bakışta AşkWalter Benjamin · Metis Yayınları · 2012317 okunma
6/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2024 44. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2024 05:40
Okuyucu Alman ve Fransız edebiyatına hakim olmadan okumakta zorlanabilir. Önsöz başlı başına harikaydı. Benjamini, hayatını, dönemin sosyal ve politik dinamiklerini ve arka planlarını tanıtıp anlam açısında da aydınlatıcıydı.Ama oldukça zor bir kitap.
Son Bakışta AşkWalter Benjamin · Metis Yayınları · 2012317 okunma
Son Bakışta Aşk
Puan vermedi
Walter Benjamin tarih üzerine yazarken; tarihçinin anlattığı ve o tarihin içindeki insanların yaşadıkları arasında bir ikilik kurar. Yenilenlerle zafer kazananlar aynı tarihi paylaşmazlar. Sevenle sevmeyen, bakanla bakmayan, kalabalık olanla ıssız olan; hepsi ayrı akıllara, ayrı tarihlere sahiplerdir. Aynı yerde, aynı anda yaşıyor olsalar bile. Tarihe olan bakış, insanın etrafına olan bakışını da belirlemeye muktedirdir aslında. Benjamin’in “ilk bakışta değil, son bakışta aşk” ikiliğinin bir kısmı burada gizlidir. Nitekim Benjamin, bu cümleyi Baudelaire’in “À une passante” adlı şiirine yaptığı incelemede kullanmıştır. Şiirin önemli olan kısmını İngilizcesinden şöyle çevirdim: “Bir şimşek… Ardından gece! Ey fâni güzel kadın, Beni yeniden doğuşa çağıran bakışların, Bir daha ancak sonsuzlukta mı görünecek?” Şiirde, kadından büyülenmek ve kadına veda etmek aynı anda gerçekleşir. İlk bakış ve son bakış kavuşmuştur. İlk kez gördüğü birine aşık olan adam, ilk kez gördüğü ve aşık olduğu kadını son kez görmüştür. Güzel bir kadına bakmanın tarihi, böylece öncesiz ve sonrasız hale gelmiştir. Aslında, ilk bakışla birlikte tarih oluşturmaya başlar insan. Hafızaya anılar birikir. Yaşanır, hatırlanır. Son bakış gelir sonra. Tüm o hafıza, tüm o tarih, son bakışın içine sıkışmıştır. O yüzdendir ki, son bakışta aşk, ilk bakışta aşktan daha kapsayıcıdır. Ancak ne yazık ki yaşamın komedyası bitmez — ilk bakış, son bakışı şart koşar.
Felsefe-Düşünce
Son Bakışta AşkWalter Benjamin · Metis Yayınları · 2012317 okunma
Puan vermedi·187 syf.·
2024 352. kitabı
Geçmişi sonraki kuşaklara aktarılacak bir hazine olarak değil, bir enkaz olarak görüyordu. Benjamin Kültürün sürekliliğini oluşturan değerleri değil; tüketilmiş, bir kenara atılmış nesneleri, kültürel artıkları toplamayı, tarihin imgesini, tarihin en silik nesnelerinde bulmayı amaçlıyordu. Maddi temelini yitirmelerine rağmen tam da bu yüzden– çevrelerine son kez ışık saçan, bu ışığın aydınlığında bütün imkânlarıyla son bir kez beliriveren şeyler... Onu cezbeden bunlardı. Kötümser, çileci bir bakış. Aynı zamanda bir inanç; miyadını doldurmuş şeylerin etrafını saran halede, bu bir anlık ışımada, hakikatin belireceğine duyulan inanç; olağanüstü bir aydınlanma beklentisi, düşüncenin ufkunda birden belirecek bir mutluluk vaadi. Büyük şehir insanını büyüleyen aşktır, diyecektir Benjamin, ama ilk bakışta değil, Son Bakışta Aşk Walter Benjamin in neyi savunur? Benjamin, şiddet eleştirisinin ancak şiddet tarihi felsefesi aracılığıyla yapılabileceğini savunuyor (biz buna şiddet tarihinin felsefesinin “yapıbozumunu” da ekleyebiliriz). Benjamin, şiddet, hukuk ve adalet arasındaki ilişkinin "yapıbozumunda" birçok karşıtlıklar çifti kurar ."Alman filozof, edebiyat eleştirmeni, kültür tarihçisi ve estetik kuramcısıdır" Walter Benjamin "Son Bakışta Aşk´ın bugünkü okurları daha şanslı çünkü artık Pasajlar´la, Moskova Günlüğü´yle sürdürebilirler Benjamin okumayla #Buyurun efendım Son Bakışta Aşk
Deneme inceleme edebiyat eleştiri kuram kültür
Son Bakışta AşkWalter Benjamin · Metis Yayınları · 2012317 okunma
Eleştirel
Puan vermedi·187 syf.··
2023 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2023 00:00
Eleştirel Teori namıdiğer Frankfurt Okulu temsilcilerinin hepsi mükemmel zihin açıyor. Felsefenin en krizli dönemde ortaya çıkışının bir başka kanıtıdır bu topluluk. Bugün eğer bir şeyler sarpa sarıyorsa ortaya çıkmaya hazırlanan fikir vardır.
Felsefe-Düşünce
Son Bakışta AşkWalter Benjamin · Metis Yayınları · 2012317 okunma
Walter Benjamin "Son Bakışta Aşk"
Puan vermedi·187 syf.··
2020 1. kitabı
         Walter Benjamin’in felsefe, yazın ve özellikle estetik alanındaki önemi 20. yüzyılın ikinci yarısında giderek artmıştır. Yapıtlarının temel sorunsalı sanatın yeni biçim ve işlevler kazandığı konusu ve bunun nasıl ele alınması gerektiğidir. Çünkü genel olarak bakıldığında sanat yapıtının teknik açıdan yeniden üretilebilir olması, sanatın biricikliğini ortadan kaldırır. Benjamin sanat yapıtının yitip giden bu özelliğini “aura” terimiyle kavramsallaştırmıştır. Benjamin, resim, müzik, heykel gibi tek ve asıl olanı temele alan bir sanat yapıtı ile fotoğraf, sinema, televizyon gibi çoğaltmaya yönelik tasarlanan sanat yapıtı arasında ayrımlar yapmıştır. Benjamin’in bu konuda geleneksel sanatın teknik yanını küçümsediği, buna karşılık, tekniğe bağımlı olan sinemayı gereğinden fazla abarttığı belirtilmiştir. Burada sorgulanan şey daha ziyade teknik değişimin gerçekten ileri bir popüler sanata yol açıp açmayacağıdır. Eserlerinde, toplumdaki ortak değerlerin çözülmesiyle modern sanatta alegorinin gelişimi arasındaki ilişkiyi de incelemiştir. Kısaca sanatın yeni biçim ve işlev kazanması Benjamin’in eserlerinin başlıca konusu olmuştur. Siyasi anlamda da kurtuluşu giderek sosyalist devrimle özdeşleştirmiştir.             Değerlendirdiğimiz Son Bakışta Aşk, Benjamin’in özellikle edebiyatla ilgili denemelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Benjamin’in farklı dönem ve konularda yazdığı, farklı eserlerinde yer alan yedi denemesi ve Nurdan Gürbilek’in yazdığı sunuş yazısından oluşmaktadır.           “Sunuş” (s. 7-38) bölümünde Benjamin ve eserde yer alan yazılarla ilgili umumi bir değerlendirme yapılmıştır. Gürbilek’e göre genel olarak bakıldığında Benjamin I. ve II. Dünya Savaşı arasında yazdığından, yazıları aslında bir yönüyle bunalım çağının ürünü
Son Bakışta AşkWalter Benjamin · Metis Yayınları · 2012317 okunma

Yazar Hakkında

Walter BenjaminYazar · 33 kitap
Walter Benedix Schönflies Benjamin, (15 Temmuz 1892, Berlin - 26 Eylül 1940, Portbou İspanya), Alman edebiyat eleştirmeni, düşünür, kültür tarihçisi ve estetik kuramcısı. Yaşamı Asimile olmuş bir Yahudi ailesinden gelmektedir. Antika ve sanat galericisi babası Emil Benjamin ve annesi Pauline (Schönflies), Berlin-Charlottenburgdoğumludur. Walter Benjamin, aynı zamanda Doğu Almanya’nın 1950’li yıllarda adalet bakanlığını yapmış Hilde Benjamin’in eniştesi ve Gertrud Kolmar ile Günther Anders’in kuzenidir. Çocukluğunu Berlin’de geçirmiştir. Lirik ve felsefik bir dille yazdığı “Berliner Kindheit um Neunzehnhundert“ (Berlin Çocukluğu, 1900’lü yıllar) adlı eseri onun bir anlamda otobiyografidir. 1905-1907 yılları arasında Thüringen’de reformist bir okulda okudu. Burada kendisini derinden etkileyen ve öğrenci hareketlerine katılmasını sağlayan öğretmeni Gustav Wyneken ile tanıştı. 1912’de liseyi bitirdi ve Freiburg (Breisgau)’da, Albert Ludwigs Üniversitesi’nde felsefe, Alman Dili ve Edebiyatı (Germanistik) ve sanat tarihi okudu. Ardından şair Christoph Friedrich Heinle ile sıkı bir arkadaş oldu. 1912-1913 kış sömestirinden itibaren üniversite öğrenimine Berlin’de devam etti. 8 Ağustos 1914’de arkadaşı Christoph Friedrich Heinle’nin intihar etmesi Benjamin’i büyük bir şoka sokmuştu. Üzüntüsünü hafifletmek isteminden dolayı kendini Heinle’nin bıraktığı eserlerini yayımlamak amacıyla bir yayınevi aramaya vermişti. Wyneken’in giderek artan savaş heyecanı Benjamin’in öğretmeni ile olan ilişkisinin 1915’den itibaren bozulmasına neden olmuştur. Aynı yıl üniversitede matematik öğrenimi gören kendisinden beş yıl genç Gershom Scholem ile tanıştı ve yaşamı boyunca onunla olan dostluğu devam etti. 1917'de İsviçre Bern Üniversitesi'nden Alman Romantizminde Sanat Eleştirisi Kavramı teziyle doktora yaptı. Aynı yıl Dora Kellner ile evlendi. Evliliği 13 yıl sürdü. 1918’de dünyaya gelen oğlu Stefan Rafael, 1972’de de ölmüştür. Benjamin, Berlin’e döndüğünde serbest gazeteci ve yazar olarak çalışmaya başladı. 1921’den itibaren Baudelaire’nin hikâyelerinin çevirilerini yaptı. Eseri “Die Aufgabe des Übersetzers (Çevirmenlerin Sorumlulukları)“ adı altında yayımlandı. Yine 1921’deki “Zur Kritik der Gewalt (Şiddetin Kritiğine Dair)“ adlı eseri büyük dikkat çekti. Paul Klees’in Angelus Novus adlı resminden yola çıkarak Angelus Novus adında bir dergi çıkarmak isteyen Benjamin, bu girişiminde başarısız olunca 1924’de doçentlik yapmak üzere Frankfurt’a gitti. Bu dönemde Theodor W. Adorno ve Siegfried Kracauer ile tanıştı. Doçentlik için Almanların yas törenlerinin kaynağı üzerine 1925’de yazdığı tez çalışmasının akademik dünyadaki ortodokslar bağlamında resmi olarak geri çevrileceğini tahmin ettiğinden kurula girmekten vazgeçti. 1926-1927 yıllarını Paris’te geçirdi. Franz Hessel ile birlikte Marcel Proust’un çevirilerini yaptı. Özellikle kaybolan, yitirilen zamanın arayışı üzerine. Komünizme olan ilgisi onu 1927 kışındaMoskova^ya taşır. Ve burada kız arkadaşı Asja Lacis’i ziyaret eder. 1930’lu yılların başlangıcında Bertolt Brecht ile beraber radyo yayınları planlar. 1932’de “Berliner Kindheit um Neunzehnhundert“ adlı kitabını yazmaya başlar. 1932 ve 1933 yılları arasında İspanya’nın Balearen Adası’nda yaz mevsimini geçirir. Jean Selz ile tanışması onun uyuşturucuyla tanışması olur. Aynı zamanda Hollandalı ressam Anna Maria Blaupot ten Cate’ye aşık olur. İbiza ve Balearen arasında geçen bu zamanı yazar. Nasyonal sosyalistlerin yaptırımı Benjamin’in Eylül 1933’de Paris’e sürgün olarak gitmesinin nedenidir. Burada kendisine destek olan Hannah Arendt ile buluşmuştur. Finansal olarak kısmen New York’daki göçmen Max Horkheimer uzantılı Frankfurt Okulu’ndan gelen parayla geçimini sağlıyordu. Ernst Bloch, Theodor W. Adorno ve Bertolt Brecht’in etkisiyle 1930’larda giderek Marksizm’e yakınlaşan Benjamin, 1933’te nasyonal sosyalistlerin baskısıyla Almanya’yı terk ederek sürgün hayatı yaşadığı diyebileceğimiz Paris’e yerleşti. Burada edebiyat dergilerine ve New York’ta Adorno ile Horkheimer tarafından yayımlanan Zeitschrift für Sozialforschung’a (Sosyal Araştırmalar Dergisi) eleştiri ve denemeler yazdı. Geri döndüğünde kendisine ait olan son çalışması olan Die Thesen über den Begriff der Geschichte (Tarih Kavramı Üzerine Tezler)'i yayımladı. 1939 yılında, Almanmülteciler tarafından yayımlanan bir dergide çıkan yazısı nedeniyle Alman vatandaşlığından çıkarıldı. Almanların Fransa’yı işgal etmesi ve Paris’teki evini Gestapo’nun basması üzerine 1940’taFransa’nın güneyindeki Portbou kentine kaçtı; burada polis tarafından Gestapo’ya teslim edileceğini öğrenince aşırı derecede morfin alarak intihar etti. İntiharı üzerindeki spekülatif söylentiler vardır. Kendisinin şizoid olduğu ve bu yüzden intihar ettiğine dair tek kaynak Theodor W. Adorno'ya verilmek üzere Henny Gurland'a dikte ettirdiği veda mektubudur. Öte yandan Stalin'in ajanları tarafından morfin verilerek öldürülmüş olduğu da diğer bir başka söylentidir. Son dönemin yaşamış en büyük Marksist ideologlarından bir tanesidir. Her ne kadar Karl Marx'ı kendi okuma listesinin son sırasına bıraksa da, getirmiş olduğu eleştiriler Marksist kuram açısından çok önemlidir. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Adorno ve Scholem, Benjamin’in yazdıklarını büyük oranda yeniden düzenlediler ve her şeyden önce 1970-1989 arası geniş kapsamlı olarak yayımlattıkları Gesammelten Schriften “Toplu Yazılar”, Benjamin’in yaşadığı yıllarda yazın dünyasında başarısız gibi görünen ortamı ters yüz etti. Oysa doktora tezi neredeyse hiç dikkate alınmamıştı. Doçentliğine dair yazdıkları hatta, Frankfurt Üniversitesi’nce kismen reddedilmişti. Ancak ölümünden sonra Benjamin’in bıraktıkları, sosyologların ve toplum bilimcilerin başvurduğu önemli bir kaynak olarak hâlâ tazeliğini korumaktadır.