ngrlk.

ngrlk.
@jacklndn
Böcekleri Seven Kadın • Her arayan bulamaz lakin bulanlar arayanlardı...
Açık denizle karşılaştırılınca, lagünün durgun sayılabilecek suları, her birkaç saniyede bir, bir iki parmak kabarıyordu. Kabaran denizde yaşayan küçücük saydam yaratıklar, sıcak kuru kuma vuruyordu sularla birlikte. Elle tutulmaz duyu organlarıyla, bu yeni ortamı yokluyorlardı. Son gelişlerinde bir şey bulamamışlardı ama belki yiyecek bir şey bulabilirlerdi şimdi. Belki kuş pisliklerini, böcekleri, karaya doğru uzanan yaşamın dağınık artıklarından birini bulabilirlerdi. Bir testerenin binlerce küçücük dişini andıran bu saydam şeyler, kumsalda yiyecek bir çöp arıyorlardı.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
En büyükleri Henry idi. Henry, büyük yangının çıktığı akşamdan beri görülmeyen, yüzünde karadut lekesi olan çocuğun uzaktan akrabasıydı. Ama karadut lekeli çocuğun başına geleni anlayacak kadar büyümemişti henüz. O çocuğun bir uçakla evine geri döndüğünü söyleseler, etrafı telaşa vermeden, tartışmadan inanırdı buna.
“Gene de... ormanda. İnsan ava çıkmışken... Meyve toplarken aynı şey değil elbette; ama tek başınayken...”
Kayaların çevrelediği su, bir tavuskuşunun tüyleri kadar alacalıydı; bu suyun içindeki taşlarla yosunlar, sanki bir akvaryumdaymış gibi açık seçik görülüyordu. Kayaların dışındaki deniz koyu maviydi. Sular yükseldiği, kayalardan uzun uzun köpük şeritleri aktığı için, adanın bir gemi gibi yol aldığını sandılar bir an.
Yükselen, uçuşan, konan kelebeklerle doluydu hava.