Eğitimsiz birisinin eğitimsiz birisi gibi davranmasında ne gibi bir kötülük ya da tuhaflık olabilir ki? O insanın bir hata yapmamasını umduğun için aslında kendini suçlaman gerek. Çünkü başlangıçta bu kişinin bir hata yapacağını anlama yetisine sahiptin. Bunu unutan sen, onun hata yapmasına şaşırıyorsun.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Arzulardan azade bir zihin güçlü bir kale gibidir. Zira insanın sığınabileceği daha sağlam ve güvenli hiçbir yer yoktur. Bunu anlamayan cahilin tekidir, anlamasına rağmen ona sığınmayansa bedbahttır.
Bu seçim sana bağlıysa bunu neden yapıyorsun? Bir başkasının seçimiyse kimdir suçlanacak olan? Atomlar mı, tanrılar mı? Her ikisini de suçlamak çılgınlık olur. Hiç kimseyi suçlamamalısın. Çünkü eğer yapabiliyorsan insanı düzelt. Bunu yapamıyorsan, sorunun kendisini düzelt. Eğer bunu da yapamıyorsan, birini suçlamanın ne yararı var? Hiçbir şey amaçsızca yapılmamalı.
Ne zaman içtenlikle mutlu olmak istersen, birlikte yaşadığın, tanıdığın insanların özelliklerini düşün; örneğin birinin enerjisini, diğerinin alçakgönüllülüğünü, bir başkasının cömertliğini, bir diğerininse başka bir özelliğini düşün. Çünkü hiçbir şey birlikte yaşadığımız insanların görünüşe yansıyan erdemlerinin imgeleri kadar mutluluk veremez, hele hepsi bir arada toplamışsa. Bunu hep aklında tut.