içimde çok derin bir sarsıntıyla bir “yokoluş” kımıldıyor. ilmek ilmek çözülüyor sanki hayatta tutunduğum her tuğla parçası. artık, olmanın sarsıcı ve rahatsız anına doğuru kulaç atıyorum. bir su, bir ateş, bir nefessizlik aynı anda hücum ediyor yaralarıma.
kalmak çok uzak bir ihtimal. bekleyemeceğim artık doğan güneşi, yaralar kabuk bağlamıyor insan olmanın bedeninde. çok acı, çok şiddet yaşıyorum. fazlaca gün görmüş sayılmam ama gördüğüm her günün acıya dönüşen somut görüntüsünü iliştiriyorum buraya.
insanların, insan olmakla debelendiği bu çağı sevmedim, ayak uyduramadım bu karanlığa, gözlerim alışmadı. aklım, havsalam almadı bunca tıkırtıyı, saramadım içimdeki yarayı merhametli pamuklarıyla. her gün yeniden başlamanın telaşını yitirdim.
kendimi biliyorum ağır bir yenilgi aldım!..