Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğini anlarsın.
— Doğru, doğru ama, dedim, yine de fark var.
— Nede? Ölüden ölüye mi? Dedi.
Şaşkınlığıma geldi.
— Öyle ya, dedim.
— Yok, dedi, yok. Ölüden ölüye fark yok; canlıdan canlıya var.