Kadın mı olacaksın erkek mi diye merak edip duruyorum, erkek olmanı istiyorum şimdi de. Her ay kan görmeyesin diye, günün birinde çukur ve taşlarla dolu bir yolda araba kullanmaktan suçluluk duymayasın diye. Benim şimdi çektiklerimi çekmezdin o zaman, mavilikler arasında benden çok daha rahat, çok daha ciddi uçabilir, özgür olabilirsin.
İnsanların hiçbir zaman tam anlamıyla özgür olamayacakları, yapayalnızlığın doğal ve tek olası durum olduğu konusundaki konuşmalarımla senin cesaretini kırdım diye korkuyorum. Unut o saçmalıkları, yan yana, el ele olmak güzel şey. İnsanların el ele tutuştuğu, birbirine yardım ettiği, birbirini avuttuğu bir toplu yaşamdır. Bitkiler bile yan yana oldular mı daha iyi açarlar, kuşlar sürü halinde göç eder, balıklar sürü halinde yüzerler. Tek başımıza ne yapabilirdik?
İyi ya da kötü olmak değil söz konusu; dünyamızdaki yaşam buna hiç bağımlı değil. Söz konusu olan, şiddete dayanan güçler arasındaki ilişki. Yaşamı sürdürebilmek şiddetin ta kendisi.
Hiçbir yerde yazılı değil ama, zorunlu olarak uyulması gerek. Ya sen ya ben yasası; ya ben kendimi kurtarabilirim ya sen kendini. Yasanın koşulları bu. Unutmamaya dikkat et. Yaşayanlar arasında, yavrum herkes bir başkasına zarar verir. Bunu yapamayanlar yenilirler.