Puan vermedi·104 syf.··
2026 203. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:19
“Dans etmek bir çığlığı susturmak mı ?” Strasbourg, tarihinde akıl almaz bir olayla sınandı.Dans… Açlık ve sefalet toplumun sınırlarını ne kadar zorlayabilir? Açlıktan pislik yemek, çöp hatta nesneyi yemek… Ya da belki öz çocuğunu ? Açlıktan kendi çocuğunu yemek… 1518 yılında dünya eşi benzeri görülmemiş toplumsal bir histeri vakasıyla karşılaştı. Dans etmek . Kulağa eğlenceli geliyor dimi , ama durun bu öylesine dans değil ölene dek dans etmekle biten ölümler. Strasbourg açlık ve sefaletten kırılıyordu . Jeu-des Enfants sokağında yaşayan Enneline sefaletten ve açlıktan bitap düştükleri için yemi doğmuş bebeğini nehire atıp terk ediyor. Jeu-des Enfants sokağındaki evine geri döndükten sonra bir anda dans etmeye başladı. Sokağa çıkıyor ve dansını sokakta devam ediyor. Onu gören komşuları da garip bir biçimde ona katılıyorlar ve dans hastalığı bi anda bütün sokağı ele geçiriyor , hatta tüm Strasbourg’ u! Durumdan rahatsız olan belediye başkanı orduyu acil göreve çağırıyor.Ordu bu histerik olay karşısında çaresiz . Kiliselerde papazlar dualarla ayinlerle bu ölümcül dansı durdurmaya çalışıyorlar .Doktorlar da bu olayı aydınlatamıyorlar . Dans etmekten yorulup ölenlerin ardından dansa yenileri de katılıyor … 1518 yılında dünya şaşkınlık yaratan bir histerik vaka. Dans etmeye başlayıp ölen topluma ne tıp ne de din dünyası anlam veremiyor . Acaba dans ederek ölmek yaratanın bir cezası mıydı ? Tarihte aydınlatılamayan bir ölüm vakası…
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Dansa Davet Dans etmek bir çığlığı susturmak mı? Umudunu kaybeden bir halkın hikayesi bu. Jeu-des- Enfants Sokağı nda bir kadın, kucağında bebeği bir evden çıkıyor. Bir köprünün ortasında durup çocuğunu ırmağa atıyor. Bebek, sönmüş kireç yüklü, içilemeyecek cinsten bir suyun içinde sallanıyor. -"Enneline, çayır çimenden ziyade felaket ve kıl tüy bitiyor bu zamanda. Sütün kalmamıştı. Onu doyuramayacaktık. Hem sonra başkalarının yaptığı gibi onu yemekten iyidir böylesi." Sarışın kadın hiç cevap vermiyor. Pıt pıt pıt parmaklarıyla uzun uzun ritim tutuyor. Sonra ayağa kalkıyor. Atölyenin kapısını açıp bağırarak sokağa çıkıyor. Sarışın kadın kendi etrafında hafifçe dönüp zarifçe uzattığı kollarını birbirinden ayırıyor ve bir kızboceği gibi kanat çırpıyor... Evet, dans salgını çaresiz bir annenin bebeğini açlıktan yememek için nehre attıktan sonra kederinden aklını yitirmesiyle başlıyor. Açlık ve sefalet içinde çocuklarını, sokakta ki köpekleri ve kendi pisliklerini dahi yiyen çaresiz insanlar. Ölen insanların da yenildiği bir kasaba. Ve bu ağır travma sonucu başlayan bulaşıcı dans salgını. Ölene denk dans eden binlerce insan. Bu salgını durdurmaya çalışan karnı tok, sırtı pek devlet ve din adamları. Toplumsal gerçekler o kadar iyi anlatılmış ki etkilenmemek elde değil. Ve bu olayın 1518 de gerçekten yaşandığını biliyor muydunuz? #jeanteulé @selyayincilik #okudumbitti
1000Kitap
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·104 syf.··
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 21:59
“Dans salgını gibi acayip bir şekle bürünen bu hâl, aşırı sefaletten doğuyordu; ıstıraba gömülmüş bir şehrin dayanılmaz gerçeğinden kaçmanın, özellikle yoksullar için, tek yolu danstı.” Dansa Davet – Jean Teulé Umudunu kaybetmiş bir halkın, akıl almaz bir kaçış hikâyesi bu. 1518 yılı Strasbourg’da, Jeu-des-Enfants Sokağı’nda insanlar dans etmeye başlar. Durmadan, dinlenmeden adeta kendilerinden geçerek… Bu, tarihin en tuhaf toplumsal vakalarından biri: dans vebasıdır. Açlık, yoksulluk, çaresizlik… Öyle bir noktaya gelir ki insan, yaşadığı acıyla baş edemez hâle gelir. Açlıktan bebeğini yememek için onu bir nehre bırakır ve ardından sokakta dans etmeye başlar. Sonra diğerleri… Ve yüzlerce, hatta binlerce insan… yaşadıkları ağır travmaların içinde bilinçlerini yitirene kadar dans eder. Bazıları ölene kadar. Bazen insan acıdan kaçamaz…sadece ona başka bir şekil verir.Ve o acı, bir çığlık olmak yerine bedende bir harekete dönüşür adı da dans olur. Peki Dans etmek… bir çığlığı susturmak mı?
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
7/10
·104 syf.··
2026 23. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 00:00
️Okumayanlar için detay içerebilir .Oldukça popüler olduğu için bilmeyen kalmadığını düşünmekteyim.️ Cehennem burada. Öbür taraftaki beni o kadar korkutmuyor. Bildiğiniz gibi, bir mutluluk asla tek başına gelmez. 1518 yılında bir kadının sokakta dans etmeye başlamasıyla, tüm şehri etkisi altına alması, insanların günlerce durmadan dans etmesi, hatta bu yüzden hayatını kaybedenlerin olması kitabın en sarsıcı taraflardandaydı. Açıkçası bu kitap uzun süre karşıma çıktı. Popüler kitap olmadan önce görmüş ve pek dikkatimi çekmemişti. Daha sonra popüler hale gelince başta pek okumak istemedim ve biraz geri plana attım . Kitabı neredeyse 1 ay önce okumama rağmen yorumunu ancak şimdi yapabiliyorum. Olayın kendisi çok güçlü olmasını karşın anlatım beni tam içine çekemedi ya da bana hitap etmedi. Bu biraz da benimle alakalı; çünkü popüler kitapları pek sevdiğim söylenemez. Hatta sevecek olsam bile çok konuşulduğunda kitabın duygusu bende azalıyor ve okumakta zorlanıyorum. Yine de ilginç bir detay var: Kitapta anlatılan hikâye tamamen kurgu değil, tarihte gerçekten yaşanmış bir “dans vebası”na dayanıyor. Bu da, özellikle ilk sayfalarda Jeu-des-Enfants Sokağı’nda bir kadının kucağında bebeğiyle evden çıkması ve olayların gidişatı tarihin en acımasız gerçeklerini hissettiriyor. İlk sayfalar beni hüzünlendirdi ve inanması zor gelen yanları olsa da ilerledikçe kitabın duygusu bende tam anlamıyla karşılık bulmadı. Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim .
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Puan vermedi
Jean Teule DANSA DAVET 1518 de Strasbourg da geçiyor kitap . Jeu-des-Enfants sokağında Enneline adında bir kadın , kucağında bebeğiyle bir evden çıkıyor. Ve bir köprünün ortasında durup çocuğunu ırmağa atıyor. Kitapta ırmağa atılan bebek için “Bundan böyle pusulası ,yıldızı olmayan zavallı bir yelkenli o.) diye bahsediliyor. Ne acı değil mi? Kitapta bundan daha acısı geçiyor .Kadın eve dönünce eşinin ona sözlerini de kitaptan alıntılamak istiyorum (Sütün kalmamıştı . Onu doyuramayacaktık. Hem sonra , başkalarının yaptığı gibi onu yemekten iyidir böylesi.) Daha kötüsü diye bahsettiğim tamda buydu insanlar açlıktan bebeklerini yiyorlar . Herkesin acısını yaşama biçimi farklıdır . Kimi yas tutar kimi deliliğe vurur . Ennelie de bebeğini nehre attıktan sonra ayaklarında sanki bale papuçları varmışçasına sokakta dans etmeye ediyor . Ve dansa davet başlıyor Ennelie’nin hipnotize eden topuk seslerini duyanlar ona katılmaya başladı . Ve bu dans veba gibi kontrolsüzce yayıldı. Kitabı okurken dans vebasının kurgu olduğunu düşünmüştüm ama gerçekmiş .Bazı bilim insanları bu dans çılgınlığını kitlesel histeri ve psikolojik baskıya bağlarken, diğerleri salgına katılanların dini ritüellerle bağlantılı farklı gruplar olduğunu öne sürmüştür. Bazıları ise çavdar mantarının ürettiği toksinler halüsinasyon ve kasılmalara neden olabilir demiş ancak salgınların tümü bu mantar zehirlenmesine bağlanamamıştır. Bende iz bırakan bir kitap oldu keyifli okumalar dilerim.
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
10/10
·576 syf.··
2025 113. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 03:29
Selamlarrrr Psikopat serimin çıkan son kitabıyla sizlerleyim. Final kitabını okuduğumu düşünürken kitabın sonunda devam kitabı alıntısını görünce bir ufak çaplı şok geçirdim diyebiliriz. Ben normalde asla kan, vahşet vs içeren kitapları okuyamam derdim. (Okuyabiliyormuşum arkadaşlar tescillendi ) Ama var ya bu seri her kitapta vahşeti bir üst seviyeye taşıyor. Böyle bir şey yok her cinayet nasıl bir öncekinden daha sarsıcı olabilir aklım almıyor. Şimdi birazcık şu kısmı hatırlayalım istiyorum. İkinci kitabın sonunda Noa, sevgilisi Paul' ün kasabadaki seri katil olduğunu, yıllar önce öldü bildiği ablasının da onunla olduğunu öğrenir ve bir sarsılma yaşar. Ama en büyük yıkımı gözbebeği olan küçük kardeşinin ölümü ile yaşar. (Bu sahneler inanılmaz duygu yüklü yazılmıştı bana göre.) Bu kitapta ise Noa yıkılmış durumdayken Paul' ün evinde ablasını vahşice öldürülmüş halde bulur. Paul ile bu noktada ortak hareket etseler de Noa tam bir çıkmazın eşiğindedir. Paul ise bir yandan cinayetlerine hız kesmeden devam ederken, bir yandan Noa' yi tekrar kendine aşık etmeye çalışır. Çünkü hastalıklı bir şekilde bağlıdır Noa' ya. Ve bir deeee bu kitapta 'Soytarı' mahlası ile ikinci bir katil başımıza peyda olur. Allah'ım kitapta herkes manyak, herkes psikopat. Her ölüm daha beterini doğuruyor desem yeridir. (Yani var ya kim daha güzel cinayet hazırladı diye nerdeyse sidik yarışına gireceklerdi iki katil de ) Kitaptaki bazı isimlere değineceğim. Bunlardan ilki Noa' nın annesi Susan. Susan karakterine ben bir gram acımadım herhalde içimin rahatladığı tek yerdi kitapta. Jeu' nun ölümü beni çok üzdü diyebilirim. İnanılmaz dokunaklı bir sahneydi bana göre. Bunlar haricinde kitap çok net söylüyorum üst düzey yetişkin içerikli. Kesinlikle yaş sınırına bağlı kalarak okunmalı.28 yaşında biri
Oyuncak MahşeriEmre Gül · Guardian Yayınları · 2025426 okunma