Sanatlog’un en iyi 100 film listesi
1) 2001: A Space Odyssey (1968, 2001: Uzay Macerası) – Stanley Kubrick 2) Bronenosets Potyomkin (1925, Potemkin Zırhlısı) – Sergei Eisenstein 3) Citizen Kane (1941, Yurttaş Kane) – Orson Welles 4) Psycho (1960, Sapık) – Alfred Hitchcock 5) Zerkalo (1975, Ayna) – Andrei Tarkovsky 6) Det sjunde inseglet (1957, Yedinci Mühür) – Ingmar Bergman 7) Sunset Blvd. (1950, Sunset Bulvarı) – Billy Wilder 8) Otto e mezzo (1963, Sekiz Buçuk) –Federico Fellini 9) Week End (1967, Hafta Sonu) –Jean-Luc Godard 10) Cet obscur objet du désir (1977, Arzunun O Belirsiz Nesnesi) – Luis Bunuel 11) W.R. – Misterije organizma (1971, Organizmanın Sırları) – Dusan Makavejev 12) Kagemusha (1980, Gölge Samuray) – Akira Kurosawa 13) L’Avventura (1960, Serüven) – Michelangelo Antonioni 14) The Gold Rush (1925, Altına Hücum) – Charlie Chaplin 15) Il conformista (1970, Konformist) – Bernardo Bertolucci 16) Easy Rider (1969) – Dennis Hopper 17) The Servant (1963, Uşak) – Joseph Losey 18) L’année dernière à Marienbad (1961, Geçen Yıl Marienbad’da) – Alain Resnais 19) Orphée (1950) – Jean Cocteau 20) Vertigo (1959, Ölüm Korkusu) – Alfred Hitchcock un 21) To vlemma tou Odyssea (1995, Ulis’in Bakışı) – Theo Angelopoulos 22) Brief Encounter(1945, Kısa Tesadüfler) – David Lean 23) Sevmek Zamanı(1965) – Metin Erksan 24) Ascenseur pour l’échafaud (1958, Ölüm Asansörü) – Louis Malle 25) Greed (1924, Hırs) – Erich von Stroheim 26) Gilda (1946, Şeytanın Kızı) – Charles Vidor 27) Au hasard Balthazar (1966, Rastgele Baltazar) – Robert Bresson 28) Intolerance (1916, Hoşgörüsüzlük) – David W. Griffith 29) Taxi Driver (1976, Taksi Şoförü) – Martin Scorsese 30) Brazil (1985) – Terry Gilliam
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
East_ce que tu m'aimes?
J'ai retrouvé l'sourire Quand j'ai vu l'bout du tunnel Où nous mènera ce jeu Du mâle et de la femelle? Du mâle et de la femelle On était tellement complices On a brisé nos complexes Pour te faire comprendre T'avais juste à lever le cil T'avais juste à lever le cil J'étais prêt à graver ton image À l'encre noire sous mes paupières Afin de te voir, même dans un sommeil éternel Même dans un sommeil éternel Même dans un sommeil éternel J'étais censé t'aimer mais j'ai vu l'averse J'ai cligné des yeux, tu n'étais plus la même Est-ce que je t'aime? J'sais pas si je t'aime Est-ce que tu m'aimes? J'sais pas si je t'aime J'étais censé t'aimer mais j'ai vu l'averse J'ai cligné des yeux, tu n'étais plus la même Est-ce que je t'aime? J'sais pas si je t'aime Est-ce que tu m'aimes? J'sais pas si je t'aime Pour t'éviter de souffrir J'n'avais plus qu'à te dire "je t'aime" Ça m'a fait mal de t'faire mal
Müzik
ALINTI şiir
Charles Baudelaire's Fleurs du mal / Flowers of Evil Le Vampire Toi qui, comme un coup de couteau, Dans mon coeur plaintif es entrée; Toi qui, forte comme un troupeau De démons, vins, folle et parée, De mon esprit humilié Faire ton lit et ton domaine; — Infâme à qui je suis lié Comme le forçat à la chaîne, Comme au jeu le joueur têtu, Comme à la bouteille l'ivrogne, Comme aux vermines la charogne — Maudite, maudite sois-tu! J'ai prié le glaive rapide De conquérir ma liberté, Et j'ai dit au poison perfide De secourir ma lâcheté. Hélas! le poison et le glaive M'ont pris en dédain et m'ont dit: «Tu n'es pas digne qu'on t'enlève À ton esclavage maudit,
Alıntı
Philip Kemp Christopher Frayling Nuray Yılmaz Ertan Yılmaz Sinemanın Tüm Öyküsü * Oyunun Kuralı, 1939 La regle du jeu , Rean Jenoir (1894-1979) * ''Jean Renoir'nın Oyunun Kuralı filmi ilk bakışta saçma bir eğlencelik -romantik bir yanlış anlamaya dair hafif ve biçimsel komedi- olarak görünür. Ancak bu saçmalık, savaşın eşiğinde olan Fransa'da ortaya çıkan manevi istikrarsızlığın acı panaromasını ortaya koyması nedeniyle giderek şaşırtıcı bir hal alır. Renoir film için ''yanardağ üzerinde dans eden bir toplumun portresi'' dedi.'' * (><) Renoir'in Fransız sınıf sistemi incelemesinde kıskançlık patlaması alt katta yaşanır. * (><) Afiş şatodaki olayların teatral dönüşümünü gösterir. * (><) Film, kahramanca bir okyanus ötesi uçuş yapan Jurieux'yu kutlayan kalabalığın olduğu Le Bourget havaalanında başlar. Jurieux gösterilen ilgiye karşı duyarsızdır, o yalnızca aşık olduğu Christine'nin orada olmadığını fark eder. Eski arkadaşı Octaveı (Renoir) görünce sevinir. * (><) Marki, şatosunda katılan tüm konuklarıyla bir kıyafet oyunu düzenler. Ayı kostümü giyen Octave çevredeki kargaşanın tam ortasındadır. Dengeli güzel bir eğlenceyle başlayan ortam, tehlikeli bir saçmalığa doğru gider. * (><) Schumacher, Jurieux'yü kazayla vur*up ö*ldürür. Kaza öylesine şok edicidir ki, toplum birliğini bozmamak için sessizce halının altına süpürülür. Binanın içinde toplanan aristokratların şato duvarındaki gölgeleri, miadını doldurmuş bir toplumun hayaletini betimler. * YÖNETMENİN PROFİLİ: * (1932-38) Burjuvanın ahmaklıkları hakkındaki acımasız taşlama Boudu sauve des eaux'yu (Sulardan kurtarılan Boudu, Boudu Saved from Drawning, 1932) yönetti. Madame Bovary gibi filmler onun edebiyat uyarlamalarındaki yeteneğini gösterdi. Le crime de Monsieur Lange (Lange'ın Cin*ayeti, 1936) onun sol-kanat politik görüşlerini yansıtan işçi sınıfı
Sinemanın Tüm Öyküsü
Gitmek biraz ölmektir, Sevdiğine can vermektir: Kendinden biraz bırakmak Her zaman ve her yerde. Her zaman bir dileğin yasıdır, Bir şiirin son dizesi; Gitmek biraz ölmektir, Sevdiğin şeye can vermektir. Ve biz gidiyoruz, ve bu bir oyun, Ve en yüce vedaya kadar Ektiğimiz Onun ruhudur, Her vedada ektiğimiz: Gitmek biraz ölmektir... Edmond Haraucourt Partir, c'est mourir un peu, C'est mourir à ce qu'on aime : On laisse un peu de soi-même En toute heure et dans tout lieu. C'est toujours le deuil d'un vœu, Le dernier vers d'un poème ; Partir, c'est mourir un peu, C'est mourir à ce qu'on aime. Et l'on part, et c'est un jeu, Et jusqu'à l'adieu suprême
Şiir