mia

mia
@jgoddamn
/arşiv/ faber est suae quisque fortunae
44 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Arketipler
Jung psikolojisinde arketip kavramı ilk olarak gerçekleşen bir davranıştan sonra meydana gelen aynı davranışın ilk davranışı örnek alınarak şekillendiği 'orijinal model' anlamında kullanılmaktadır . Jung arketiplerin antropolog Lévy- Bruhl'un primitiv toplumlardaki psikolojik algılama tarzını ifade eden 'kolektif temsiller (representations collectives)' kavramı ile aynı anlamda olduğunu her fırsatta ifade etmektedir.
Sayfa 85
Reklam
Kolektif bilinçaltında bütün insanlar, ırklar, siyah ve beyazlar akrabadır ve aynı ebeveyne sahiptirler.
Sayfa 84 - Van der Post, Jung and the Story of Our Time, ss. 214-215
Psikoloji
Kadınların tarihi, baskı altına alınışlarının tarihi olduğu kadar, bu baskılara, dışlanmaya, sadece ev içiyle sınırlandırılmaya direnişin de tarihidir. Yani kadınlar, sadece kurban değil, tarihin yapımına katılan tarihsel öznelerdir. Kadınlar "aile" denen özel alan içine sıkıştırılarak "toplumsal" ın dinamik süreçlerinden uzaklaştırılmış olsalar da, bir araya gelme fırsatı bulabildikleri zaman, ortak yalıtılmışlıklarını bir başkaldırı ve hak arama adaletine dönüştürebilmiştir.
Sayfa 52
Üniversite kapılarının kadınlara kapalı olduğu dönemlerde, ziyaretçi kadın öğrenciler, erkek öğrencilerden tahta perde ile ayrılmış bir yerde oturmak zorundaydı ve başlarında bir refakatçi bulunuyordu. Bu durum; genç erkeklerin, kadınların varlığı yüzünden akıllarının başlarından gitmesini önleyen koruyucu bir önlem olarak açıklanmıştı. Bu tavır erkeklerin kadınları sadece cinsel bir obje olarak gördüklerini açıklamakla kalmıyor, kadınların araştırmaya, okumaya uygun görülmediğini de vurguluyordu. Henrich von Triesche, 19. yüzyılda kadınların kendi dersine devam etmeleri talebini, bu teşebbüsün erkek öğrencileri inciteceği gerekçesiyle reddetmiş, "Alman üniversiteleri, 100 yıldır erkeklere göre tasarlanmıştır, bunu kimse bozamaz diyebilmiştir."
Sayfa 40
Zira sadece üniversiteler değil, konferans salonları da kadınlara kapalı olduğu gibi, halka açık seminer odalarına sadece erkekler alınıyordu. Kadını tarihsel analizden dışlayarak kamusal alanın tarihini açık biçimde önceleyen arşiv çalışmaları da erkeksi burjuva değerleri üzerinde temellenmişti. Bu dışlama, tarih disiplinin şekillenmesinde ve tarihin yazılmasında erkeksi yurttaşlık hikayeleri etrafında kurgulanan seminerlerle desteklendi. Akademide tarih yazımında ve incelenmesinde kadınların yurttaş olmadığı böyle tarih alanının dışında sayılmaları gerektiği düşüncesi, erkeklere öğretildi.
Sayfa 39
Reklam