“Bir şey sormak istiyordum. Öğrencilerimi merkeze, sinemaya götürmek istiyorum. Köyden alıp bırakacak bir araç ayarlamak mümkün mü acaba?”
Ben konuşurken Orhan abi dudaklarını birbirine bastırıp garip bir ifadeyle yüzüme bakmaya başlayınca kaşlarımı kaldırdım.
“Mümkün mü, bir bakayım randevularıma,” deyip kıs kıs güldü. “Sen bu kibarlıkla nasıl kırılmıyorsun Öğretmen Hanım?”
“Kırılmıyor ama kuruluyor,” dedi Fuat.
“Gönlümün baş köşesine.”