Evet siz insanlar bunu çok sık yapıyorsunuz. Çocukken renklerle, seslerle, kelimelerle, bedeninizle ve zihninizle oyun oynamanıza izin veriliyor. Her şeyden tat almayı biliyorsunuz. Anı yaşıyorsunuz. Denemeye, keşfetmeye, tecrübe kazanmaya cesaretiniz oluyor. Ama büyümeye başladığınızda yetişkinler artık oyun oynamayı bırakmanız gerektiğini, ciddileşme vaktinizin geldiğini söylüyor, sizden bir an önce iş hayatına atılmanızı ve acı çekmeye başlamanzı istiyorlar. Sizi yargılıyorlar; diğerleriyle kıyaslayıp söylediğiniz ya da yatığınız her şeyi numaralandırıyorlar. Sizi sıraya diziyorlar. Siz de, eskiden severek yaptığınız her şeyden nefret etmeye başlıyorsunuz. Acele ve telaş içinde, işinizden zevk almadan ve başarılarınızın tadını çıkarmadan yaşayıp gidiyorsunuz. Oyun oynamayı unutuyorsunuz. Çocuklar ve kediler sizi oyuna davet edince bazen geliyor, ama çoğu zaman onları reddediyorsunuz