Bir insan nasıl duyguları, hisleri bu kadar saydam bir şekilde yazabilir anlayamıyorum. Jane Eyre'den sonra onun gibi kitaplara ihtiyaç duymuştum. Fakat daha çevrilmemişti. 2024'te çevrilmiş, hemen aldım. Okurken bende yalnızdım, özlem doluydum.Kitabı yavaş yavaş okudum. Her cümleyi, kelimeyi sindirmek istedim. Bu da 8 günümü aldı. Bu günlerde hep aklımda Lucy vardı. Beni mahvetti. Jane Eyre kadar bilinmemesi çok kötü. Benim için Charlotte Bronte'nin en iyi kitabı. Tüm yıldızları ona verebilirim. Kitapta Lucy gibi yalnız ve bilinmedik. Ama ben biliyorum o orada ve düşünceleriyle benimle. Canım Lucy'im
VilletteCharlotte Brontë · Yedi Yayınları · 2024244 okunma
"Yeryüzünde gerçekten böyle bir mutluluk var mı?" diye sordum, babanın, kızın, müstakbel kocanın artık birleşmiş ve Tanrı'nın lütfuyla kutsanmış hâlini izlerken.
Evet, var. Herhangi bir romantik çarpıtma ya da hayal gücünün abartısı olmaksızın var. Kimi hayatlar -bazı günler veya yıllar- gerçekten de Cennet'in mutluluğunu tadar ve inanıyorum ki böyle bir dört dörtlük mutluluk iyi insanlar (kötülere asla asla nasip olmaz) tarafından bir kez deneyimlendi mi, tatlı etkisini hiçbir zaman tamamen kaybetmez. Ardından nasıl bir imtihan, hastalık acısı veyahut ölümün gölgesi gelirse gelsin, bu emsalin ihtişamı yine de parlar, keskin ıstırabı avutur ve karanlık bulutları dağıtır.
Ama işte kalbim onlara karşı kendiliğinden yumuşuyordu ve dostlarımı - zaman zaman Akıl'dan engel olmasını istediğim ısrarcı bir minnet duygusuyla - seviyordum.
"Onları çok sık, çok fazla, çok sevgiyle düşünmeme izin verme" diye yalvardım, " bu ırmağın kararında akıntısıyla yetineyim. Fazla susayıp da bana kucak açan sulara tutkuyla bırakmayayım kendimi. Yeryüzünün hiçbir pınarında olmayan enfes bir tat tasavvur etmeyeyim onlarda. Ah! Tanrı aşkına ben de sevecen, nadir rastlanan, kısa süren, alelade ve huzurlu - çok huzurlu! - bir dostlukla yalnız olmadığımı hissedebileyim ara sıra."
Bu sözleri yineleyerek başımı yastığa koydum ve hâlâ o sözleri tekrarlayarak yastığı gözyaşlarımla ıslattım.