Canım Landor, şefkatli, merhametli, korkusuz, adaletli Gus Landor...
Gus benim arkadaşım, zihnim, duygularım ellerim oldun. Kesinlikle yanlış yaptığını düşünmüyorum. Adalet bu olmalı. Adalet yırtık bir kumaş olmamalı. Adelet; canını uçurumdan atanları uçurumdan atmalı. Bu kitabı klasik bir kitaptan ayıran nedir ? O dönemde yazılmamış olması. Beni ve Landor'u hayal kırıklığına uğrattın Poe. Sana aşkı yeni bir kişiliği hatta canını tekrardan veren Landor'dı. Umarım Stoddard'ın yanında olan kişi sen olmuşsundur Poe.
Ve umarım ki Gus, Mattie orada seni bekliyor ve her şeyin iyi olacağını söylüyordur...
"Ne kadar güzel ellerin var, Poe. Herhangi bir kadının elleri kadar zarif. " Sonra ellerimi yüzüne yaklaştırdı. " Rahibin elleri.," dedi. Ve sonra - titriyorum, evet titriyorum bunu yazarken! - dudaklarını ellerime yapıştırdı.
Ama inanıyorum ki insan ruhunda, bilinmek isteyen bir şey var, en çirkin köşelerde bile. Yoksa, ben de dahil olmak üzere, insan neden sözcükleri kâğıda dökmek istesin ki ?
Beni rahatsız eder mi ?
Birinin bana herhangi bir şeye itirazım olup olmadığını sormadığı o kadar uzun zaman olmuştu ki ne olduklarını bile hatırlamıyorum. Ve böylece - çok nazik bir biçimde sorduğu, o anda orada bizden başka kimse olmadığı, ateşin sönmeye ve havanın soğumaya başladığı için - ve sanırım kızımın bana en yakın olduğu zaman olan bir pazar öğleden sonrası olduğu için konuşmaya başladım.