Sordum:
“Dünyanın övülen ve yerilen yanı?
Cevapladı: Hepsini şu kuralla özetleyebiliriz:
Dünyadan dünya için aldıkların, yerilen yanıdır.
Dünyadan öte dünya için nasiplendiklerinse, övülen yanıdır.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sordum: nefis muhasebesi konusunda bana biraz daha bilgi verir ve bu konuda beni aydınlatır mısın?
Cevapladı: Yaptığın her hareketi gözünün önüne getir ve kendi kendine sor: Niçin? Kim için? Eğer Allah içinse, devam et!
Allah rızasını gözetmeyen başka bir şey içinse , vazgeç!
Seni geçici arzu ve heveslerin peşinde koşturmaya çağıran nefsini kına!
Bundan dolayı onu cezalandır! Onun cahilliğini yüzüne haykır!
Akla vurarak onun ayıbını ortaya çıkar! Böylece kötü işlerden ve seni Yaradan’dan uzaklaştıracak hareketlerinden ötürü onun senin düşmanın olduğunu görürsün.
İbadetten zevk alan mü’min, yanlışa düşünce üzülen ve ibadetle sevinen bir kalp taşımaktadır. Taşımış olduğu kalp, yaşadığı zamana ayarlı ve bulunduğu mekâna bağlı değildir.
İbadetten zevk alam mü’min; Allah’ın sevdiğini sevmekte, değerli görmediğine değer vermemektedir
“İnsanın en büyük gerçeği ruhudur. Ruh; fıtratına uygun yaşantısıyla mutlu, Rabbiyle beraberliği ile tatmin olur. Kalp ne kadar huzurlu ise o kadar canlılık kazanır. Ruhun besin kaynağı, ibadettir. İbadetle beslenen ruh huzur ve sükûn ile yaşar. İbadetten mahrum kaldığında ise pişmanlıklar ve günlük acılar içerisinde kalmaktadır. Kalp, Allah’a kulluk etme ve O’na güvenme açısından ibadete muhtaçtır.”