6/10
·336 syf.··
2023 13. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2023 23:27
Konusu: Cassandra Hobbes nam-ı diğer Cassie'nin insanları okuma ve profillerini çıkarma gibi doğuştan bir yeteneği var. Bir gün FBI'dan bir programa katılması için teklif alıyor. Kendi gibi genç ve yeteneklilerden oluşan bir ekibin parçası olması için. Bu ekip çözülememiş davalara bakmak için eğitilecek. (Bu çözülememiş davalara bakan televizyon polisiyesi klişesini ben çok severim) Kitabın dili basit ve akıcı. Basım yılı 2013 ve hem bu hem de yazarın ilk kitaplarından biri olması sebebiyle bir hamlık, çiğlik var. O dönemin (her ne kadar solmaya başlasa da) hakim olan popüler kültürünün ve anlatımının etkisini görüyorsunuz. Her şey çok uçarı. Mantık düzlemi çok bozuk olduğundan mesela bu kitap fantastik mi değil mi onu bile kesin söyleyemiyorum. Doğuştan yetenekliler ne yani? Ben arka kapak yazısından filan bu çocukların özel güçleri var sanmıştım. Ama sadece doğal bir yatkınlık olarak ele alınıyor. Devletin birden senin özel olduğunu açıklayıp seni gizli görevlere filan ataması tam çok sevilecek/popüler olacak genç yetişkin internet hikâyesi. Malum gerçek aileler 17 yaşındaki kızlarını yine kızları yaşındaki hiç tanımadıkları yakışıklı bir erkek çocuğuna bavuluyla emanet edip apar topar başka şehre göndermez. Ayrıca kitap, bu incelemeyi yazdığım tarihte çıkarmış olduğu son seri The Inheritance Games ile kıyaslayarak JLB ile ilgili bazı saptamalar yapmamı sağladı. Öncelikle aşk üçgenlerine karşı bir zaafı var. İki serideki döngü birebir aynı. Sayfa doldurmak için rastgele kelimeler yazmıyor. Yazdıklarını hikâyede kullanıyor. Olayları birbiriyle ilişkilendirmekte de başarılı. TIG, konu olarak farklı olsa da çerçeve olarak bu kitabın yükseltilmiş versiyonu gibi. Yazarın beyninde dönen duran bir tema olduğu belli. Devam kitapları okunur ama alıp almamak konusunda
ProfilciJennifer Lynn Barnes · Yakamoz Yayınevi · 2019296 okunma
8/10
·296 syf.··
2022 2. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2022 22:32
Kitaba her ne kadar Aralık ayında başlamış olsam da ay içinde okuyamadım ve Ocak ayının ilk günlerinde okumamı tamamladım. Küçük Yazı Satıcısı Daniel Pennac'ın Gulyabaniler Cenneti - Silahlı Peri kitaplarının devamı niteliğinde ve serinin üçüncü kitabı. Serinin her üç kitabında da anlatım oldukça karışık ve karakter sayısı fazla. Bu nedenle kitapların arasına çok uzun zaman girmeden okunmasını tavsiye ederim. Yazarın üslubuna alışıldığında oldukça eğlenceli ve keyifli bir okuma deneyimi yaşatıyor. Bunun için tekrar sabırla okunması gerektiğini tavsiye ediyor ve yorumlarıma geçiyorum: Son kitap yine Malaussene ailesi etrafında geçiyor. Benjamin'in kız kardeşi Clara'nın hapishane müdürü Clarence de Saint - Hiver ile evlenmeye karar vermesi ve düğün günü yaşananlar ile hikaye başlıyor. Ardından Benjamin'in çalıştığı yayınevinin en popüler ancak kimliği belirsiz yazarı olan JLB rolünü Benjamin'in üstlenmesiyle devam ediyor. Benjamin her üç kitapta da tam bir günah keçisi! Ve hayattaki bu rolü nedeniyle başına gelmeyen kalmıyor. Daniel Pennac'ın polisiye üçlemesini keyifle okudum. Ancak anlatımın dağınık olması nedeniyle kimi zaman odaklanmakta zorlandım. Hem hemen bitsin hem de hiç bitmesin istedim. Serinin bildiğim kadarıyla devam kitapları da var ancak henüz Türkçeye çevrilmemiş. Umarım onların da çevirisi yapılır. Bu zorlu ve keyifli yolculuğa başlayacak herkese iyi okumalar diliyorum.
Küçük Yazı SatıcısıDaniel Pennac · Metis Yayınları · 200716 okunma