• onsuz yorgun ve bezgin sürüklenip gidiyorum: tattığım zevkler bile, beni avutacak yerde ölümünün acısını daha fazla artırıyor. biz her şeyde birbirimizin yarısı idik: şimdi ben onun payını çalar gibi oluyorum.
• mahalle papazının sana emrettiği gündelik işlere sıkı sıkıya bağlanırsın; tanrı'nın, tabiatın emirleri umurunda değildir. bak, bir düşün bunlar üzerinde: bütün hayatın böyle geçiyor.
• bu softalar demek tabiatı bozdukça değerlendireceklerini, yaradılışlarını hor görmekle yükseleceklerini, ne kadar kötüleşirlerse o kadar iyileşeceklerini sanıyorlar.