İşin içindeki paradoks da buydu. Yemeğe ihtiyacı olduğunda kimse yardımına yetişmemişti ve şimdi, yüz bin öğün yemek satın alabilecek durumdayken, iştahını yitirmişken sağdan soldan yağmur gibi yemek daveti yağıyordu... O farklı biri olmamıştı. Yaptığı tüm işler o dönemde bile bitirilmiş yazılardan ibaretti...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beni kimselerin istemediği zaman kişilik olarak ne ölçüde bir değere sahipsem şimdi de aynı değerde bir insanım. Beni şaşırtan şey, insanların beni şimdi istemeleri. Beni ben olduğum için istemediklerine şüphe yok; zira ben o eskiden istemedikleri insanla aynı kişiydim. O halde beni başka bir şeyden ötürü istiyor olmaları lazım. Benim dışımda olan bir şey için, ben olmayan bir şey için! Sana o şeyin ne olduğunu söyleyeyim mi? Elde ettiğim tanınmışlık için!
"Hastayım, çok hastayım," dedi. "Şimdiye dek ne kadar hasta olduğumu fark etmemiştim. İçimdeki bir şeyleei yitirdim. Yaşamdan hiç korkmadım ama yaşama doyup yaşamaktan bıkacağımı hiç düşünmemiştim. Hayat beni o kadar tatmin edip doyurdu ki hiçbir şey arzulamıyorum. Eğer içimde sevgine yer kalsaydı seni hemen şimdi isterdim. Ne kadar hasta olduğumu anlıyorsun sanırım."
Değer verdiğin insanlara duygularını tamamen açmamanın onları incitebileceğini hiç düşünmemiştim. Sadece güzel olan şeyler paylaşılmalı, sıkıntılar ve endişeler bana kalmalı sanıyordum. Böyle yaparak sevdiğim insanlara değersiz olduklarını düşündürtebileceğim hiç aklıma gelmemişti.
Ruth'u gerçek manada sevmediğini şimdi anlıyordu Martin. Onun sevdiği idealize edilmiş, dünyevi olmayan, kendi kafasında yarattığı bir varlık, aşk şiirlerine konu ettiği ışıklar saçan bir ruhtu.