"Bir devlette insanların rahatça yaşayıp, yaşamın keyfini sürmek yerine," dedi Goethe, "herkesin hükmetmek istemesi, sanatta da ortaya çıkan yapıtları beğenmek yerine, herkesin sanatçı olmaya kalkışması felakettir.
Ayrıca şiir formunda bir yapıtın, kendine has bir yapısının olduğunu kimse aklına getirmiyor, herkes hemen aynısını yazmak istiyor.
Daha da ileriye gidersek, bütün olarak ciddiyetten uzak, hiçbir şeye faydası dokunmayan anlamsızlıklar söz konusu, herkesin derdi yalnızca kendini göstermek ve olabildiğince dikkat çekmek. Bu yanlış çaba her yerde kendini gösteriyor, konserlerinde dinleyicilere salt müzik keyfi yaşatacak parçalar seçmek yerine, daha çok dinleyiciyi ustalığına hayran bırakacak parçaları seçen yeni virtüözler gibi davranıyorlar. Her yer kendini harika diye ortaya koymak isteyen bireylerle dolu, herkese ve yapılan işe faydalı olacak şekilde kendini arka plana alabilen bir çalışmaya hiçbir yerde rastlanmıyor.
Sonrasında ise insanlar hiç farkında olmadan kötü işler ortaya çıkarıyorlar. Çocuklar da şiir yazarlar; yazmaya devam ederler, delikanlı olduklarında yetenekleri olduğuna inanırlar, ta ki sonunda, yetişkin erkek olduklarında mükemmel şiirin ne olduğunu anlayıncaya kadar, yanlış ve oldukça yetersiz çabalarla kaybettikleri yıllara şaşırıp kahrolurlar o zaman.
Evet, birçoğu da mükemmel şeyler yazdıklarını düşünürler, yetersizliklerinin hiç farkında olmazlar ve ölünceye kadar yarım yamalak şeyler üretiler."