J

"Sanat dili tek hakikattir. Sanatçı ise çoğu zaman kahrolası bir ya-lancıdır ama sanatı eğer sanatsa, size zamanının hakikatini söyleye-cektir. Önemli olan tek şey de budur: Sonsuz hakikate boş verin."
Sayfa 11
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Keating her zaman, acının yaşayan anısından kötü bir şey yok sanırdı. Ama vardı daha beteri. Acının ölü anısı.
Geçmişimde hiç sevmediğim şeyler de var. Ama gurur duyduğum şeylerin hepsi kalıcı olacak.
"Eğer söylemeye çalıştığın şeyi anlamak istemiyorsam, sen ne dersen de, anlamam zaten."
Keating gidince, Roark kapının kanadına dayandı, gözlerini yumdu. İçindeki acıma duygusu midesini bulandırıyordu. Bunu daha önce hiç hissetmemişti. Henry Cameron ayaklarının dibine yıkıldığı zaman da, Steven Mallory kendini yatağa atıp hıçkırdığı zaman da. O dakikalar temiz dakikalardı. Oysa bu, tam acımaydı. Değeri ve umudu olmayan bir insanı görmek, sonun geldiği duygusu, çaresi olmaması. Utanç vardı bu duyguda. Bir insan hakkında böyle bir yargıya vardığı için, kendinden utanıyordu. Hiç saygı içermeyen bir duygu hissettiği için. Acıma bu, diye düşündü; sonra başını şaşkınlıkla kaldırdı. Bu kadar canavarca bir duygunun iyilik ve sevap sayılabilmesi için bu dünyada müthiş bir terslik olması gerektiğini düşünüyordu.