J

8/10
·152 syf.··
2025 37. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 21:03
Maya Angelou ve annesi Vivian Baxter'a hayran kaldım. İkisi de çok güçlü kadınlar. Ama annesinden farklı bi şekilde hoşlandım. Kendi ayaklarının üstünde durması, kızına çoğu konuda destek olması, silah taşıması, ona yanlış yapanları korkutup kaçırması (bazen dizlerinin üstüne çöktürmesi), hayat dolu olması, herkesi etkileyebilecek bi kadın olması ve daha bi sürü şey... Onun gibi bi annem olması için vereceğim o kadar çok şey var ki. Okurken Maya'yı kıskandığım birçok yer oldu. Her konuda danışabileceği, her düştüğünde yanında olacağını bildiği bi annesi var. Çok şanslı ♡ ♡ Şimdi baktım da, nerdeyse bütün alıntılarım Maya'nın annesiyle ilgili. İncelemem ve düşüncelerim de öyle. Maya harika bi kadın, ama maalesef benim anne sorunlarım var.
Annem ve Ben ve AnnemMaya Angelou · Everest Yayınları · 2022222 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·372 syf.··
2025 35. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2025 21:07
Yazarın okuduğum 8. kitabı. Diğer kitaplarından pek bi farkı yok açıkçası. Karakterler, mekanlar, senaryo... Ufacık değişiklikler yaparak yeni kitap olarak sunuyor. 8 değil de 1 kitabını da okusanız pek bi şey kaybetmezsiniz. "O zaman neden bu kadar çok kitabını okudun?" Sorusuna vereceğim yanıt ise pek tatmin edici olmasa da anlaşılır. "Umut veriyor." İşler ne kadar kötü giderse gitsin, hayatımıza ne kadar iğrenç insanlar girerse girsin bi şeylerin hep düzelme şansının olduğu umudunu veriyor. Biraz fazla tozpembe ama yine de iyi hissettiriyor.
Küçük Bir Kış MasalıMaeve Binchy · Doğan Kitap · 2014170 okunma
Bu kitabın neden bu kadar az okunduğunu anlayamıyorum, gerçekten..
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2023 20:05
Hemen hemen hepimiz "sosyopat"larla ilgili bir fikre sahibiz. Ama bu fikirleri kimlerden dinliyoruz? Sosyopat olmayan kişilerden, evet. 16 yaşlarımdayken sosyopatların ne kadar tehlikeli ve ikiyüzlü olduklarından ve onlardan nasıl korunabileceğimizden bahseden, "bilgilendirici" bir yazı okumuştum. Ve doğruyu söylemek gerekirse o zamandan bu yana sosyopatlar hakkındaki fikrim pek değişmemişti. Onlar hiçbir şey hissetmeyen, duygusuz, acımasız ve saygısız yaratıklardı gözümde. Çünkü bize her yerde böyle anlatılıyor.. Evet; duygusuz, acımasız, saygısız ve daha birçok niteliği gayet başarılı bir şekilde taşıyorlar ama yaratık değiller. Toplumun neredeyse %5'ini oluşturuyorlar! Azınlık değiller, dışlanması, uzak durulması, bir yere kapatılması gereken kişiler hiç değiller. Sadece beyinlerinde duyguyla ilgili olan kısımda bizden daha farklı bir yapı var, o kadar. (Sağ ve sol lobu birleştiren kısımdaki sinir ağları bizimkinden daha uzun ve ince. Mantıken düşündüğünüz zaman da analitik ve duygusal düşünce arasındaki köprü uzun ve ince olduğu için aradaki bağlantıyı kurmak onlar için daha zor oluyor. Tabi sosyopat olmalarının temel ve tek nedeninin bu olduğunu söyleyemeyiz ama böyle bir durumun olduğunu bilmenin de faydası var: Canları sıkıldığı için sosyopat olmuyorlar..) Bu arada sosyopatlardan sürekli "onlar" diye bahsettiğime bakmayın. Aşağıya bıraktığım Psikopatları ve Sosyopatları tanımlayan 16 davranış özelliğinden on ikisini tamamen, kalanları da kısmen taşıyorum. Ama sosyopat olmadığımı düşünmek istiyorum çünkü hayata hissetmek için geliyoruz, saçma davranışlarımın temelinde duygusuzluğun yattığını düşünmek hoşuma gitmiyor. • Yapay bir çekicilik ve yüksek zeka • Yanılsama ve diğer mantık dışı düşünce tarzına sahip olmamak • Sinirlilik ya da
Sosyopat
Bir Sosyopatın İtiraflarıM. E. Thomas · Say Yayınları · 2020417 okunma
7/10
·80 syf.··
2022 40. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2022 17:06
Evet, son kısımlarını okumasaydım şu zamana kadar okuduğum kitapların arasında ilk yirmiye girecek bir kitaptı açıkçası. "Ben, oğullarım ve..." diye başlayan, devamında gelecekle ilgili büyük plan ve tasarılar içeren hiçbir cümleye saygı duymamı beklemeyin. Yazılan anormal değil (sürekli söylenen bir şey zaten) ama yazarın yarattığı karaktere asla uymadığını düşünüyorum bu tavrın. Okuyunca içimden: "Kemalim yapmaz!" diye haykırdım resmen.. Ayrıca bundan önce başkahramana olan bütün sempatim, karşısındaki kadının karnındaki bebeğe "oğlum" diye seslenmesiyle son bulmuştu zaten. Neyse, genel olarak kitabın fikri gayet yaratıcı, yazarın kaleminin mükemmeliğinden ise bahsetmeme bile gerek yok. Bir distopya 80 sayfaya ancak bu kadar açıklayıcı ve etkileyici bir şekilde sığdırılabilir. Okurken hep sayfaları kontrol edip "bu kadar hızlı akmasa keşke" dedim. Ama yazar savunmaya çalıştığı felsefeyi, karşı felsefeyi yerden yere vurarak yüceltmeye çalıştığı için gülünecek duruma düşmüş. Kendi felsefesini anlatmak için kullanması gereken eforun tamamını karşı tarafı yermeye vermiş ablamız. Yani, bu kadar abartmasına gerek yoktu, gerçekten. ... Ama, Ama okunur ♡
Ego - Hayatın Kaynağı, Manası ve HaysiyetiAyn Rand · Plato Film Yayınları · 20071,957 okunma
6/10
·224 syf.··
2021 36. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2021 00:00
Kitap; 15 yaşındaki bir kıza libertenlik eğitimi verilmesi konusunu işliyor. Hem teorik, hem de pratik olarak veriliyor bu eğitim. Pratik kısımlardan bahsetmek bile istemiyorum doğrusu. O kadar sığ, bayağı, rahatsız edici ve özensizce yazılmıştı ki bu bölümler. O yüzden bu kısımlarla ilgili konuşulacak bir şey olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Teorik kısma baktığımızda ise yazarın ortaya koymaya çalıştığı felsefeye çoğu yerde ne kadar katılsam da hayatım boyunca asla onun felsefesine yaklaşamayacağımı hissediyordum bir şekilde. Mesela şöyle bir kısım var kitapta: "İnsan nedir? Onunla diğer bitkiler arasındaki fark nedir? Onunla doğadaki tüm diğer hayvanlar arasındaki fark nedir? Kesinlikle hiç fark yoktur. İnsan da onlar gibi bu yerkürenin üzerine rastlantı sonucu yerleştirilmiştir, onlar gibi doğmuştur; onlar gibi ürer, çoğalır ve azalır; onlar gibi yaşlanır ve onlar gibi doğanın her hayvan türüne biçtiği sürenin sonunda, organlarının yapısı nedeniyle hiçliğin içine düşer." Sevgili yazara göre bir çiçeği nasıl dalından koparabilirsen bir insanın kafasını da aynı şekilde koparabilirsin pekala.. Mantıklı düşününce ben de katılıyorum buna, ama ne kadar öyle olduğuna inansam da asla o şekilde hissedemeyeceğimi biliyorum. Öldürmek, bi insanı... Ne bileyim ya. Örneğin  bir kadının bebeğini aldırmasını ne kadar saygıyla karşılasam ve çocuk yapılmasına ne kadar karşı olsam da benim rahmime düşecek olan bir bebeği -zorla, benim istemim dışında olmuş olsa bile- asla aldıramam; ona herhangi bir şekilde zarar vermek aklımın ucundan bile geçmez sanırım.. Ya da ensest konusu.. Bir anneyle oğulun seviştiğini düşündüğüm zaman bana absürt ya da iğrenç gelmiyor, ama yine de hoş değil bence. İnsanın şu dünyada cinsellikten tamamen ve kesinlikle uzak olacağı aile ilişkileri olmalı
Yatak Odasında FelsefeMarquis de Sade · Ayrıntı Yayınları · 20182,712 okunma