...(çünkü seni yıllardır tanıyorum, sevgili Nastenka, çünkü yıllardır böyle birini arıyordum. Aradığım sendin, ikimizin şu anda buluşması kaderimizde vardı)...
..."Bu şeyleri ne kadar uzun zamandır yaşadığımı anlıyor musun, Nastenka? Artık kendi duygularımın yıldönümünü kutlamak zorunda olduğumu, bir zamanlar benim için çok değerli olan, fakat aslında hiçbir zaman var olmamış yıldönümünü anlıyor musun? Çünkü bu yıldönümünü o boş, aptalca hayallerin anılarında saklıyorum! O aptalca hayaller artık var olmasa bile onu saklıyorum, çünkü onların yerine koyacak bir şeyim yok. Rüyaların yerine bile bir şey koymak gerekir, Nastenka! Kendimce, bir zamanlar çok mutlu olduğum bazı yerleri hatırlayıp belli tarihlerde ziyaret ettiğimi biliyor musun? Şimdiki zamanımı geçmişte geri döndürülemez şekilde kaybolan anlarla doldurmayı çok seviyorum ve sık sık Petersburg'un sokaklarında, caddelerinde, amaçsızca, üzgün ve keyifsiz bir gölge gibi dolaşıyorum. Aklıma öyle şeyler geliyor ki! Örneğin, önce, tam da bu saatte, bu kaldırımın üzerinde bugün yaptığım gibi mutsuz ve yalnız gezişimi hatırlıyorum. O zaman da hayallerimin üzücü ve bayağı olduğunu hatırlıyorum. Her ne kadar o sırada da iyi hissetmesem de, şimdikinden daha iyi olduğumu düşünmeden edemiyorum. Hayatın daha huzurlu olduğunu, en azından o sırada şu anda bana musallat olan karanlık düşüncelere kafayı takmadığımı, artık gece gündüz bana rahat vermeyen acınası ve kasvetli vicdan tereddütlerini yaşamadığımı düşünüyorum."...