Benim de bir tek duam var. Dilim ağzımda dönemez hâle gelinceye kadar bunu tekrarlayacağım: Catherine Earnshaw, ben yaşadıkça sen de rahat yüzü görme! Seni ben öldürmüşüm, öyle söyledin. O zaman musallat ol bana. Öldürülenler katillerinin peşini bırakmazlar. Ben o hayaletlerin yeryüzünde dolaştıklarını biliyorum. Her zaman benim yanımda ol. Dilediğin kılığa gir, çıldırt beni... Yalnız, seni bir türlü bulamadığım karanlık dehlizde beni bırakma. Ben hayatım olmadan yaşayamam. Ruhum olmadan yaşayamam...
"...çünkü sen burada benimle konuşurken ben olduğum yerde duramıyordum, ağladığında, kendine işkence ettiğinde -bunu söylesem iyi olacak, Nastenka- terk edildiğinde, aşkın küçük düşürüldüğünde ve hakarete uğradığında, kalbim sana duyduğum sevgiyle o kadar doluydu ki, Nastenka, o kadar doluydu ki! Aşkımla sana yardım edebilecek bir şey yapamadığım için o kadar pişman oldum ki... Kalbim patlamak üzereydi... Ve daha fazla sessiz kalamadım, Nastenka. Konuşmam gerekiyordu!"
"Görüyorsun, ağlıyorum Nastenka. Ama önemli değil. Yanaklarımdan gözyaşları süzülse ne olur? Bırak süzülsünler. Kimseyi incitmiyorlar. Kısa süre sonra kuruyacaklar, Nastenka."