“Çünkü her şeyin yıprandığı, her şeyin sönüp gittiği bu âlemde, güzellikten daha çok solan, paramparça olan, daha az iz bırakan bir şey varsa, o da kederdir.”
“Bir daha hiç gitmeyeceğimiz bir ülkeden gittiğimiz güzergahı izleyerek geri dönerken, gidişte geçtiğimiz bütün istasyonların adını ve görünüşünü tanıdığımız dönüş yolculuklarında, bazen tren bu istasyonlardan birinde durmuşken, kısacık bir an, ilk yolculuğumuzdaki gibi, geride bıraktığımız yere doğru hareket etmek üzere olduğumuz yanılgısını yaşarız. Yanılgı derhal kaybolur, ama tekrar oraya gittiğimizi bir an hissetmiş oluruz; hatıra böyle acımasızdır işte.”
“Hiç şüphesiz, bir şeye ancak zihnimizle sahip olabiliriz; anlayamadığımız bir resmin yemek odamızda asılı olması o resme sahip olduğumuz, hiç bakmadığımız bir manzaranın ortasında yaşamamız o manzaraya sahip olduğumuz anlamına gelmez.”