Hocam hz. isa Hristiyan değildi. Aynı keza diğer dinlerde öyle onları isimlemdirenler bizleriz. Zira dinlere baktığımda kurallar kaideler aynıdır. Çünkü hepsi Allahını dinidir. Ve Allahını dini tektir. İsimlemdirende gruplaştıranlarda biz insanlarız.
Bu şu mu demek: Bir şeyi öğrendikten sonra eski ‘sen’ olamıyorsun. Eski rahatlığınla aynı hatayı yapamıyorsun. Hadi yaptın diyelim, içsel bir çatışma yaşıyorsun kendinle…
Ya da şu anlama da gelebilir mi aceba: bilgisi artan insan kibire kapılıp, egosunu bastırmakta zorlanıyorsa..bilgiyi taşımakta zorlanıyor ve bilgisi arttıkça bu ‘bilmişliğin’ altında eziliyorsa..?
İlk çıkarımınız daha isabetli gibi geldi. İnsan öğrendiği ve bildiği bir şeyi o saatten sonra bilmiyormuş gibi yapamaz. Bildiğinin farkında olan insan bu farkındalığına karşı koyamaz ancak belki bilmiyormuş taklidi yapabilir. Zaten o da sahte ve yalandır. Aslolan her zaman bildiği gerçeğidir.
Çin’in Kültür Devrimi dönemlerinde yaşadığı sancılı değişimi ve kırsaldaki fakirliği en açık haliyle gözler önüne seren bir eser. Kitap, oldukça iç sıkıcı bir atmosfere sahip bu yüzden bir an önce bitirip vedalaşmak istedim. Sürekli fakirlik ve bitmek bilmeyen musibetler silsilesi baydıkça bayıyor. Edebi yönden başarısız sayılmasa da abartılan bir kitap olduğunu düşünüyorum.