Mathea...Keşke kitaplığımda duran bir karakter olmasaydın da seni fark etseydim, seni fark edebilmeyi çok isterdim.
Mathea Martinsen, eşi Epsilon dışında kimse tarafından fark edilemeyen bir kadın. "Ben burdayım" diye bağırmadıkça kimse onun orada olduğunu fark etmiyor. Ölüm korkusu ve bir türlü yenemediği fark edilememe hissi yiyip bitiriyor onu. Hayatının her anında bir tek Epsilon var. Zamanın sonuna doğru o da azalıyor. Mathea en başından beri yalnız, kitabı okurken bu yalnızlığı çok iyi hissettiriyor yazar.
Yaşamla ölüm arasındaki zamana sığdırılmış muhteşem bir melankoliydi, son zamanlarda okuduğum en muazzam kitaptı. Kitabın hissettirdikleri o kadar farklıydı ki, böyle hissettiren çok az kitap okuduğumu fark ettim. Norveç edebiyatını bu şahane kitapla tanıdığım için çok şanslıyım.