jose

jose
@jossaramago
Çakmak, Peder Gabriel
Birader ağzını açamadan o gerisingeri yere yuvarlanmış, çakmak düşüp taşlarda sekmişti. Elbette dayağını yedi, azarını işitti, herhalde son ceza olarak da Peder Gabriel onu odasına çağırıp insanların eşyalarını çalmak konusunda ders vereceğini söyledi. Olanları anlamadan ama korkudan ağlamayı bile düşünemeden izlerken, Peder Gabriel mendilini katlayıp zeytinyağı şişesinin ağzına kapattı, gelen yağı onun sol elinin tersine sürdü. Sonra çakmağı -çaldığı çakmağı- alıp eline tuttu, yağlı kısım nihayet alev aldı ve bütün elini beyaz, hortlağımsı bir parıltı sardı. Bunun üzerine avazı çıktığı kadar bağırdı ve pederden okkalı bir tokat yedi. "Kes bağırmayı!" diye bağırdı peder. "Hırsızlığın hakkı budur! Bir daha hiç unutmazsın hırsızlık yapmamayı." Kendine geldiğinde yatağındaydı ve eli sarılmıştı. Bütün eşyaları alınmıştı; çaldıkları neyse de, kendi buldukları da gitmişti: Etrafta bulduğu taşlar, tüyler, ok başlan; Luke Birader'in beşinci yaşgünü armağanı ve aldığı ilk hediye olan fosil bile. Bu olaydan sonra, yakalandıktan sonra her gece Peder Gabriel'ın ofisine gidip çırılçıplak soyundu, peder çalıntı var mı diye her taraf ını yokladı. Daha sonra işler iyice kötüye gittiğinde, o bir paket krakeri düşündü hep: Keşke onu çalmasaydı. Keşke başını bu kadar derde sokmasaydı.
Sayfa 187·Kitabı okudu
Alıntı
jose
Perdeler Hahamlar Papazlar korkuyu verirler sadece yakmayı bilmezler ki bunlar çalınan hayatları kendilerine ırgat olarak görüyor sadece
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sizce öyle mi?
Evliydi, çocuk yok. Çocuk doğurmayı reddediyordu - dünya çocuklar için çok korkunç bir yermiş.
Sayfa 14 - ayrıntı
Edebiyat
jose
Yes