biz hepimiz
birer yalnızlık şarkısıyız
içimize bakarak
dört yaramızın üstünden
aşk yaramızın
umut yaramızın
korku yaramızın
unutma yaramızın…
dünyaya tutunmaya çalışıyoruz
konuşmak
kuşların ötüşü gibi
kar gibi. ova gibi
gölün sabrıyla
yara açmadan
şarkı söyler gibi
gecenin merhametiyle
sabahın rüyasıyla
pencere gibi. otlar gibi
çocuklar gibi
insan nasıl büyür yoksa
insan nasıl anlar
insan nasıl sever
hani olur ya
gönül üşümüştür
ses ağzında dağılır
söz ağırlaşır
kirpiğin yüzünden düşer, düşer
avuçlarında bir nazlı zamanın
ölü güzelliği
başını kaldırmadan
bütün uzakları görürsün
geçmiş acıdır
gelecek bitmiştir