keşke biraz daha kalsaydım. keşke yarın gene geleceğim deseydim. gene geleceğim, çünkü sizi kendime benzettim. sizi ve kendimi suda yüzen yağ damlasına benzettim. kendine benzeyen bir damla arayan ve bir türlü suya karışamayan iki yağ damlası. yüzüyoruz işte suda. başıboş. öyle parçalanmışız ki artık daha fazla parçalanmak ölmek demek. ama yine de varız belli oluyoruz suyun üstünde.
neden satıyorsunuz evinizi? diye sorarsa ne diyeceğimi ilk defa düşündüm: bu şehirden gidiyorum derim, bu şehir beni dışladı, yok farzediyor, ne zaman dışarı çıksam bir safraymışım gibi beni sokaklardan evime atıyor. sormadı.
uykumda beni kendi körlüğüm bekliyor. acınası halimi hiç değilse gözlerimden gizleyen körlüğümü istiyorum, ki böylece sabah olunca bir yaşama sevinci kıpırdasın içimde