insan eşya almayı sevmese de boşluklar zamanla doluyor, sonra bir bakıyor, teslim etmiş kendini eşyalara. ağabeyim de farkında olmadan boşlukları doldurdu. ‘ mutlu ailenin tarifi üç aşağı beş yukarı aynıdır ’ derdi, ‘ ama bir de mutsuz ailelere bak, hiçbiri diğerine benzemez. ’
ayrılmak bir solucanın ikiye bölünmesi gibidir, her iki parça ayrı ayrı yaşamaya devam eder, bir zamanlar tek parça değilmiş gibi, tanımaz birbirini parçalar