Geriye giderken, yaklaşık 250.000 yıl kadar önce bize oldukça benzeyen ilk insanları geçiyoruz, 6 milyon yıl kadar öncesinde artık insanlara pek de benzemeyen atasal türlerin olduğu bir dünyaya varıyoruz. Sonra, 60 milyon yıl öncesinde artık primatlara (iri beyinli yüksek memeliler) dair neredeyse hiçbir iz kalmıyor. 280 milyon yıl öncesinde dünya üzerinde memeli hayvan bulabilmek imkânsızlaşıyor. 460 milyon yıl öncesinde karada hiçbir hayvanın uzun soluklu olacak şekilde henüz yaşayamadığını görüyoruz. 570 milyon yıl öncesine ulaştığımızda mantarlara dair görülen bütün izler de ortadan siliniyor. 650 milyon yıl önce denizlerdeki hayvanların da henüz var olmadığını görüyoruz. 1100 milyon yıl (1.1 milyar yıl) öncesine vardığımızda, hayvanların evrimine sebep olacak olan dinoflagellalılar grubunun yeni yeni ortaya çıkmaya başladığını görüyoruz. 1800 milyon yıl (1.8 milyar yıl) öncesine vardığımızda, tek hücrelileri de, çok hücrelileri de içerisinde barındıran ve bunlar arasındaki geçişi görmemizi sağlayan âlem olan protistaların ilk defa evrimleşmeye başladığına şahitlik ediyoruz. 1.9 milyar yıl öncesine ulaştığımızda, Dünya’da sadece tek hücrelilerin olduğunu görüyoruz. 3.5 milyar yıl öncesinde atmosferde serbest halde oksijen bile yok, zira fotosentez yapabilecek hiçbir canlı ortada yok. 4 milyar yıl kadar öncesinde ise bildiğimiz canlılığa dair hiçbir ize rastlamıyoruz.