Benzer üçgenler, Pisagor kuralı gibi hepimizin bildiği basit geometrik kurallar vardı. Mısırlı kadastrocular bunları her Nil selinden sonra tarlalarının sınırları tahrip olan insanların tarla sınırlarını baştan çizmek için kullanıyorlardı. Tales'in dehası, bu kuralların ispat edilebilir kesin bilgiler olduğunu keşfetmesi, yani bunları geometrik teoremler haline getirerek "ispat" kavramını geliştirmiş olmasıdır. Bu şekilde Tales tanrıların yardımı olmadan insanın kesin bilgiye ulaşabileceğini gören ve bunu açık açık söyleyen bildiğimiz ilk insanoğlu olmuştur.
Seyahatname'nin diğer ciltlerinde de Evliya fosiller hakkında bilgi verir. Ne yazık ki Avrupa Steno'nun müthiş keşfini kapıp ileriye koşmuş, Osmanlı ise Evliya'nın bu çok ilginç gözlemlerini ve pek çok doğru çıkarımını hiçbir yerde kullanmamış, bir bilim geleneği başlatamamıştır.
Hayvan türlerinin soylarının tükenmesi fikrinin Avrupalılara sempatik gelmemesinin nedeni dindi. Tanrı dünyayı ve içindekileri yarattığına göre bunlar mükemmel olmalıydı. Tanrı kendi yarattıklarını neden ortadan kaldırsındı ki?
Bir yere giderken GPS mi kullanıyorsunuz? Bu Einstein sayesinde mümkündür. Gittiğiniz yerde bir kuduz köpek sizi ısırdı; ölüme mahkûm değilseniz bu Pasteur sayesindedir. Kanserde radyasyon tedavisi mi görüyorsunuz? Bu Madam Curie sayesindedir.