hale iclal’

hale iclal’
@justtblacksoul
“Yesterday is history, tomorrow is a mystery, but today is a gift. That's why we call it the present.”
8/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 19:55
"10 haziran, 2025 sıcak haziran günü odamın camından esen rüzgarın verdiği hisle günün aydınlık saatlerinde başladığım kitap sana da merhaba.." diye ilk sayfasına not alıp başladım kitaba. 33 yazarın 33 mektubu...20 yaşlarına. Hepsinin yaşadığı farklı hayatlar ama ortak duygular. Onların yaşadığı ve mektuplarına aktardığı bu duyguları 23 yaşına girmeye az kalmışken kafamdaki sorularla, insanların içerisinde kaybolarak kendimden çok verdiğimi fark ettiğim bu yaşımda bana yol arkadaşı olmuş bir kitap. En büyük farkındalıklarımdan biri olduğu gibi birbirinden farklı yazarları tanıma şansımın olduğu bir kitaptı. Çağman Erkman, Günhan Kuşkanat en sevdiğim ve kendimden bir parça bulduğum bana büyük farkındalık kazandıran yazarlar oldu. Devamında da David Mitchell, Mario Levi, Nazlı Eray, Nermin Bezmen'in de 20 yaş mektuplarını çok severek okudum. Bana daha çok dokunan ve kendimhayatımdan kesitler bulduğum mektuplardı. Bazı yazarların mektupları ise daha çok bir konu üzerinden anlatıştı. Sanırım duygusal mektupları daha çok sevdim :') Okurken hep yaşlandığım zaman bu yirmili yaşlarımı hatırlayabilecek miyim, anılarımda kalacak mı diye sorguladım çünkü çoğu yazar hatırlarken çoğu yazar hatırlamıyordu.. Duygular ve yaşantı olarak en diplerde de olup en tepelerde de olduğumuz, iyi ve kötü, güzel ve çirkin diye sorguladığımız kimi zaman kaybettiğimiz kimi zaman kazandığımız, kendimizi unutup kaybolduğumuz yılları 40'lı 50'li hatta 70'li yaşlarımda da hatırlayıp kendime gülmek ve kocaman sarılmak, "zor oldu ama başardın." demek isterdim. Önümüzde akan bir gençlik ırmağı gibi, taşlara çarpıp oraya buraya sürüklendiğimiz, yine de hayatta kalmayı ve yaşama isteğimizin olduğu bir yaşsın 20 yaşım. dipnot: yaşlılığımda da seni hatırlayıp sana bir mektup göndereceğim 20 yaşım,
1000Kitap
20 Yaşıma MektupKolektif · Doğan Kitap · 20191,645 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Portakallar
5/10
·64 syf.··
2025 11. kitabı
Dünya edebiyatının en bilinen öykü koleksiyonlarından biri olan Değirmenimden Mektuplar’ın içinden derlenen Portakallar, Paris’in kalabalığından ve curcunasından bıkıp güneye, bir yel değirmenine yerleşen Daudet’nin altı öyküsünden oluşur. Taşra yaşamından, yöre insanlarından, onların anlattıklarından beslenen metinler okuru Paris’in kasvetli atmosferinden güneşli, sıcak günlere uyandığı güneye, oradan Cezayir’in portakal bahçelerine götürür. Kimi zaman hüzünlü kimi zaman nüktedan bu öyküler, aradan geçen onca zamana rağmen, yazarın ince zekâsı, gözlem gücü muzipliği ve doğallığıyla tekrar tekrar okunmayı hak eden bir klasik. ----------------------------- Portakal meyvesi benim başka bir okuduğum kitapta çok anlam yüklediğim bir meyve. Alphonse Daudet'in “Portakallar” kitabını gördüğümde kütüphaneme eklemem gerektiğini hissettim. Kütüphanemde yerini almasını, en çok da adından ve kapak tasarımından dolayı severek aldığım bir kitap. Altı tane kısa öykülerden oluşan çok sade ve akıcı bir anlatıma sahip. Ne çok sevdim ne de sevmedim. Bir kahve arasında okunup bitecek bir kitap. Bazı hikayeler beni sıktı ama “Altın Beyinli Adamın Hikayesi” , “İki Han” ve “Portakallar” hikayesini beğendim. Çıkardığım sonuçlar ve hissettirdiği eşsiz duygular güzeldi.
1000Kitap
PortakallarAlphonse Daudet · Can Yayınları · 2022704 okunma
''UNUTMA, KAHVE SOĞUMADAN ÖNCE!''
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2024 00:00
''Geçmişe gidebilseydiniz kiminle buluşmak isterdiniz?'' diye kitabın bize olan sorusu ile başlamak güzel olur. Tokyo'nun ara sokaklarından birine gizleşmiş bir kafe düşünün. İçeriye girdiğinizde çok sıradan gelebilecek tarzda düzenlenmiş ama çokta ilginç bir özelliği olan bir kafe. ZAMANDA YOLCULUK. Bu kafede zamanda yolculuk yapabiliyorsunuz evet ama uyulması gereken kurallar çerçevesinde... Oturulması gereken sandalyeye oturup size ikram edilen kahveyi soğumadan önce içip şimdiki zamana geri dönmelisiniz. Eğer kahveleriniz soğutursanız veya içmezseniz şimdiki zamana geri dönemezseniz. Ve bunun sonuçları ağır olur... Ne geçmişe ne de bugüne ait olan bir hayalete dönüşmek istemiyorsanız duvardaki birbirinden farklı antika saatlerin sesine kulak verin. Toshikazu Kawaguchi'nin ilk romanı Kahve Soğumadan Önce'nin ardından yayımlanan bu devam kitabında, kızını kendi çocuğu gibi büyüttüğü ve en iyi dostunu arayan adam, annesinin cenazesine katılamayan bir oğul, evlenemediği kızı görmek için zamanda yolculuk yapan bir aşık ve üstesinden geldiği ona zorlu vakaya rağmen kendi kapısını kurtaramayan yaşlı bir dedektifle karşılaşıyoruz. Onların hikayelerine ortak olup duygulanmayı, sevinmeyi, üzülmeyi bir kere daha bu devam kitabında tatmış oldum. İçerisinden çıkardığım çok güzel dersler, çok güzel mesajlar oldu. Özellikle okurken kendimi o kafede hissedip, ben kahvemi yudumlarken geçmişe dönecek birini yan masamdan izliyor gibiydim. Kafe sahiplerinin arasında geçen diyaloglar ve onlarında hikayede yer almaları romanı daha da akıcı bir hale getiriyordu. Yani sadece zaman yolculuğu yapmak isteyen kişinin etrafında dönmüyor kafeden izler de barındırıyordu içerisinde. Ben romanı okurken kendimi romanda hissettiğim için kahvesiz asla okuyamıyordum. Bağımlı olanlar için daha da
1000Kitap
Kahve Soğumadan Önce: Kafeden HikâyelerToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 20231,362 okunma