Gerçeğin korkunç adaletini anlamaya başladıkça, zalim adaletsizlik için döktükleri yaşlar kuruyor. Yine de yaşamlarındaki ihtişamın gerçek kaynağı belki de döktükleri bu yaşlar, yüreklerindeki öfke, cömertlik çabaları ve çaresizlikleri kabullenmişlerdir.
Sen Ölüler arasından bir ruh çağırdın ama onunla beraber Yaşamsızlık Güçlerin'den biri de çıkıp geldi. isimlerin bulunmadığı bir yerden, çağrılmadan geldi. Kötülük, senin aracılığınla kötülük yapmak istiyor. Onu çağırmakta kullandığın güç, onun yararına seni etkiliyor artık: birbirinize bağlandınız. O, senin kibirinin gölgesi, senin yarattığın bir gölge. Bir gölgenin adı olur mu? "
Eğer şimdi gidersen, ortaya çıkmasına neden olduğun şey, seni hemen bulur, içine girer ve sana sahip olur. O zaman bir adam değil bir gebbet olursun; gün ışığına çıkarmış olduğun kötü gölgenin isteklerini yerine getiren bir kukla. Kendini ondan koruyabilecek kuvvette ve bilgeliğe erişene kadar burada kalmalısın. -tabii eğer o seviyeye erişebilirsen...
Gücüyle beraber, bedensel kuvvet de gitmişti. Ölüyordu. Fakat yaşadığı sürece birçok kez ölümün krallığının kuru ve sarp yamaçlarında gezmiş büyük bir büyücünün ölümü tuhaf bir olaydır, çünkü ölen adam gittiği yere körü körüne değil, kendinden emin, gittiği yolları bilerek gider. "