İnançlı kişiler burada işkenceci değil işkenceye maruz kalanlardı.
Oysa hepsi samimi anlamda inanç sahibiydi, iki tarafta. Din tanımayan teröristler ile tapınmadan duramayan teröristler; aralarında ne fark vardı ki?
Parmağı ağacın gövdesinin çatallanmaya başladığı noktaya gelip durdu. "O ikisinin her birinden de üçer tane daha dal uzar ve bunların birleşmesiyle toplam sayı beş olur." Beş kat yapraktan oluşan taca geri dönmüştü şimdi parmağı. "Ve bu beşinden sayısız dal çıkar; ölüp tekrar dirilen, dirilip ölen yapraklar ve çiçekler. Bütün varlıklar, yaratıklar, yıldızlar. Bir varlığı görüp anlatabiliriz. Ama kökleri görmeyiz. Onlar hakkında anlatacak bir şeyimiz yoktur, çünkü bilmeyiz onları."
Kökler toprağın altında değil mi?""Kök, dağın kendisidir." Her iki elini parmaklarının uçları içe doğru kıvrılıp birbirine temas edecek ve böylelikle kabaca bir dağ zirvesi biçimi alacak şekilde kenetleyerek göğsüne, tam kalbinin üstüne götürdü."Kök, dağın kendisidir," diye tekrarladı kız. "Bunlar gerçekten de çok esrarengiz kavramlar."Adam sessiz kaldı."Bana daha fazlasını anlatabilir misiniz? Ne olursunuz anlatın. Şu beşten biraz daha bahsedin."
Rehberlerimin beni götürme inceliği göstereceği yere doğru,
İzlerim onları, izlerim kaygısızca,
Ve hiçbir ayak izi
Kalmaz ardımızda bıraktığımız tozda.