k.

k.
@k1000k
Osmanlı Ermenileri ile Kafkas Ermenileri ve Avrupa ve ABD'de bulunan diğer Ermenilerin yüksek çıkarları tam olarak örtüşmediği gibi, iki menfaat çerçevesi arasında önemli farklar da bulunuyordu. Buna karşın, Osmanlı Ermenilerinin önemli bir kesiminde beliren bu siyasi farklılık, ne Taşnak, ne de Hınçakların tespit ettiği nihai çizgiye kendini yansıtabilmiştir. Bu yüzden de Osmanlı Ermenileri, kendilerini büyük Ermeni ulusunun parçası addettikçe, kendilerine ait olmayan menfaat algılamalarını ve bunların radikal okunmasından kaynaklanan, tedhiş ve başkaldırıyı esas alan bir siyasi programı da ülkelerine ithal etmiş oluyorlardı. Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte, Osmanlı Ermenileri arasından önemli isimler ve örgüt ustalarının da Rus tarafına geçmesi bu açmazı daha da güçlendirecek, içinden çıkılmaz hale getirecektir.
Sayfa 636·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şark Vilayetleri Islahat projesinin bir yandan da Liman von Sanders Krizi devam etmekteyken yürütülmeye çalışılmış olması şüphesiz kayda değerdir. Yani, Çarlık Rusyası'nın açıkça Osmanlıları tehdit ettiği, Akdeniz ve Karadeniz'deki Osmanlı limanlarının, Trabzon ve Doğubeyazıt'ın işgal edilmesi gibi fikirlerin öne sürüldüğü, hatta Rusya'nın İngiltere'nin gerçekten de iyi bir müttefik olduğunu ortaya koymak için gerektiğinde donanmasını İtilaf Bloku çıkarları lehinde kullanmaya hazır olduğunu dosta düşmana göstermesi vaktinin gelmiş olduğunu ileri sürdüğü bir dönemde, Osmanlı hükümetinin reform siyasetine sarılmaya devam etmiş olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Sayfa 603·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Çarlık Rusyası, bir “Büyük Güç” olarak kalabilmenin ve o şekilde kabul görmenin yolunun mücavir saha ve ülkelerde ya nüfuz tesisi ya da mümkün olan hallerde buraları içine alıp sindirmekten geçtiğine inanıyordu. Bir yandan Batı Avrupa'dan birçok açıdan geri, diğer yandan büyük nüfusu ve sonsuz gözüken bir potansiyel sahibi olmaktan kaynaklanan maddi gerçekliğin çizdiği çerçeve içinde oluşan Rusya'nın özel şartlarında bu mücavir sahada sert durma ve nüfuz tesisi siyaseti, büyük güç vasfı kazanmak ve bu vasfı öne sürmenin belli başlı bir yöntemi haline gelmişti. Böylece Rusya'nın yarattığı hava, öne sürdüğü “başa bela kesilme” ihtimali görmezden gelinemiyor, Batılı güçlere fatura bu yolla çıkartılıyordu.
Sayfa 598·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Rusya'nın Kuzey İran'a hangi açıdan baktığı ve orada ne yapmakta olduğu, Doğu Anadolu'nun da hangi tehditle karşı karşıya olduğunu izah eder. “Coğrafyadan kaynaklanan gereklilik”, “düzen tesisi” ve benzeri iddialar, zamanı geldiğinde aynen, hatta daha da güçlü bir şekilde Doğu Anadolu için de kullanılabilecek bahanelerdir. Nitekim Rusya Birinci Dünya Savaşı'nda işgal ettiği Doğu Anadolu'daki toprakları derhal kolonize etmeye girişmiş, Kafkas cephesinde görevli çok sayıda Rus idareci, işgal altındaki topraklara Rus mültecilerin gönderilmesini istemiştir.
Sayfa 597·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
... önceleri pek önemsenmeyen petrol, 1910'lu yıllardan itibaren önemli bir stratejik faktör olarak uluslararası siyasette giderek artan rol oynamaya başlamıştı. Dünyanın dört köşesinde güç projeksiyonu sergileme kapasitesine sahip İngiliz donanması da bu süreçte petrole bağımlı hale gelmişti. Özellikle de dretnot sınıfı savaş gemileri muazzam miktarlarda petrol tüketmekteydi
Sayfa 596·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset