Osmanlı Ermenileri ile Kafkas Ermenileri ve Avrupa ve ABD'de bulunan diğer Ermenilerin yüksek çıkarları tam olarak örtüşmediği gibi, iki menfaat çerçevesi arasında önemli farklar da bulunuyordu. Buna karşın, Osmanlı Ermenilerinin önemli bir kesiminde beliren bu siyasi farklılık, ne Taşnak, ne de Hınçakların tespit ettiği nihai çizgiye kendini yansıtabilmiştir. Bu yüzden de Osmanlı Ermenileri, kendilerini büyük Ermeni ulusunun parçası addettikçe, kendilerine ait olmayan menfaat algılamalarını ve bunların radikal okunmasından kaynaklanan, tedhiş ve başkaldırıyı esas alan bir siyasi programı da ülkelerine ithal etmiş oluyorlardı. Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte, Osmanlı Ermenileri arasından önemli isimler ve örgüt ustalarının da Rus tarafına geçmesi bu açmazı daha da güçlendirecek, içinden çıkılmaz hale getirecektir.