k.

k.
@k1000k
Mallet, kendisini kolayca iyimserliğe kaptıracak bir diplomat değil, sebep ve müstenidat arayan, “anlama” sürecinin ancak öne çıkmış dinamikleri kavrayarak başarılabileceğinin farkında olan iyi bir diplomattı.
Sayfa 593·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Osmanlı ricali, Ermenilere karşı ihtimam ve özen gösteriyordu. Ermeni alfabesinin harflerinin 1500. yılını kutlamak maksadıyla 27 Ekim 1913 günü yapılan törenlere ve aynı gün yapılan Ermeni basınının 400. yılı kutlamalarına hükümet adına Talat ve Cemal Paşalar katılmışlardı.
Sayfa 591·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Osmanlı hükümetinin reformlar konusunda İngiltere'yle birlikte çalışmak isteği, İngiltere'nin Türkiye bağlamında önemli önemsiz her konuyu Antant optiği ve Çarlıkla ilişkileri çerçevesine oturtması nedeniyle gerçekleşmeyecektir.
Sayfa 590·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Realpolitik, insanın görünürde muhtar, gerçekte mecbur oldugunun anlaşıldığı an başlar. Bütün mesele, serbestiyetlerin sona erdiği o kritik anları doğru teşhis edebilmek, o sınırlara erişildikten sonra karşıtlar kadar yandaşların da ne yapmaya mecbur kalabileceklerini zamanında görebilmektir.
Sayfa 583·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
Harp yepyeni bir hal, batağın altında kalmış olan her şeyi su yüzüne çıkartan olabilecek en şiddetli dayatmadır. Osmanlı İmparatorluğu müdahil olmasaydı da o ana dek tarihin gördüğü bu en müthiş savaşta toprakları yine paylaşım konusu olacaktı. Bunun aksini iddia etmek, ezeli Şark Meselesi'nin varlığını inkâr etmekle eşanlamlıdır. Birinci Dünya Savaşı'na giden yolu döşediği aşikâr olan Bosna Hersek'in ilhakı, Balkan Harpleri ya da Liman von Sanders gibi tüm büyük krizlerin doğrudan doğruya Osmanlı İmparatorluğu'yla ilgili olduğunu görüp de savaşın Osmanlılarla ilgili olmadığını söylemek olanağı olmadığı gibi, İngiltere'nin de sanki Kıbrıs ve Mısır'ı eline geçirmemiş gibi Ortadoğu'ya yönelik fikir geliştirmeyeceği, tüm bunların Osmanlılar savaşa girdi diye aklına geldiği de söylenemez. Bu şartlar altında, Jön Türk hükümetinin savaşa giriş kararı, İstanbul'un Türkiye'nin elinde kalmasını sağlayan süreci başlatmıştır. Bu yüzdendir ki, 1908-1918 dönemi 1919-1923 döneminden apayrı addedilemez. İtilaf Bloku'nun o kof ve aldatma amaçlı, hiçbir elle tutulur tarafı olmayan sözde toprak bütünlüğü garantileri şimdi bir kez daha anımsanmalıdır. Birtakım diplomatik enstrümanların içine dürülüp sarılmış hedefler, ancak güçlü bir kuvvet zemininin dayanağında yaşama doğabilirler. Siyasi ve askeri mücadelede ne zamandır geriye kaymaya başlamış, günlük akışın maddi gerçekliği içinde ne zamandır baskın çıkamayan, ayağı yere ağır basamayan ülkelerin ellerine geçirebildikleri anlaşmaların netice doğurabilmesi için varlarını yoklarını ortaya koymaları gerekir. Birinci Dünya Savaşı'nda Türkiye'nin verdiği mücadeleyle ilgili olarak her geçen gün daha az anlaşılan ana gerçeklik de budur.
Sayfa 581·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset