" Güzeller güzeli o liseli kız... Sıfır noktasıydıki! İki ışın. Araya bin kilometre koyup onu öylece terk ettim! Hayat aramızdaki açıklığın ölçüsünü aldı. O ölçüde kaldı bütün sorumluluklarım. Öyle ya dursaydı kalbim Zincirlikuyu'da uzanmış yatarken, ne sorumluluk olacaktı?
Müsadenizle bundan sonrası benim olsun...."
Sen beni bir tut mesela, ben sana taş olurum. En iyisi bir deniz kenarında fırlatıp at sen beni. Dans ederken ölümü bulmuş gibi iki kere sekeyim, üçüncüde düşeyim. Uykuya dalar gibi ineyim derinlere. Kuumların içine gömülüp kalayım öyle bin taş olsun yanımda benden hariç bintaş mezolitik çağdan neolitik çağa geçsin ister tekmeli, ben kımıldamam yerimde ağırım Muazzez suyun dibine gelmesen de olur yüzünden geç bana yeter. Her dalgaya sen derim. Konuşanlar çok oluyor gemidir derler rüzgardır derler suya Yağmur düşmüştür bir balık oynamıştır ona titremiştir Su derler kabul etmem. Hiç mi kelebek etkisi falan duymadın biraderim.
Muazzez camdan bakarken esnemiştir onun nefesi perdeye değmiştir perde pencereyi itmiştir bir aralik olmuştur oradan bir kuş geçmiştir yel kanadına değmiştir kuş uçup denize varmıştır bir yudum su almıştır orada Deniz titrediyse demek ben onu hissetmişimdir derim uykun geldiyse yat istersen Muazzez esneme oralarda titriyorum SU ALTİNDA...