Yıllar önce, bir arkadaşım bana yoldaki bir ağaç kütüğünün yanında duran bir yılandan çok ürken bir atın öyküsünü anlatmıştı. At, o günden sonra, kütüğün yanına her gittiğinde ürküyordu. Çiftçi kütüğü topraktan çıkarıp yakmış ve yolu düzeltmişti. Bunun da faydası olmamıştı.Yıllar sonra bile, at ne zaman kütüğün eskiden durduğu yerden geçecek olsa ürküyordu. At aslında bir kütüğün anısından ürküyordu.
Birbirimizden hırsızlık yaptığımızda, kendimizi de soymuş oluruz.
Bu davranışımıza sebep olan yoksulluk ve kısıtlama ruh hali kendisini bedenimizde, ev hayatımızda ve başkalarıyla olan ilişkilerimizde başka şekillerde gösterir.