Nimet Savaşır

Nimet Savaşır
@kacikmunzevi
Diğer yaşamından bu beldeye sürgün edildi. Üretim tarihi: 04.03.1989. 12 m2 lik odada sessiz, sürrealist bir biçimde yaşamakta. Doğduğu günden beri hızla yaşlanıyor.Deplasmanda oynadığının farkında.
Puan vermedi·109 syf.··
2026 42. kitabı
Sakar, yalnızca bir çocuğun hikayesini anlatmıyor; susan bir ailenin, görmezden gelen yetişkinlerin ve geç kalan fark edişlerin acısını hissettiriyor. Anneanne, abi, teyze ve öğretmenler bir şeylerin yanlış olduğunu seziyor ama kimse gerçeğe tam anlamıyla dokunamıyor. Sayfalar ilerledikçe insanın içine ağır bir huzursuzluk çöküyor ve şu soru akıldan çıkmıyor: “Bir çocuk gerçekten ne kadar yalnız bırakılabilir?” Kitabın en vurucu tarafı; Diana’nın çevresinde birçok yetişkin var ama herkes “bir şeyler yanlış” hissini taşımasına rağmen kimse onu gerçekten kurtaramıyor. Gerçek hayattaki adıyla Marina (yani diana) yıllarca ağır fiziksel şiddete maruz kalmış. Öğretmenler, doktorlar, sosyal hizmet görevlileri ve aile bireyleri birçok kez durumdan şüphelenmiş ama onu tam anlamıyla kurtaramamışlar. Bu yüzden olay Fransa’da büyük bir toplumsal skandala dönüşmüş.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
uyumsuzluk üzerine kurulmuş sessiz bir trajedi
Puan vermedi·72 syf.··
2026 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 15:38
Balzac’ın insan ruhunu ve ilişkilerin derinliklerini zarif bir incelikle işlediği, kısa ama yoğun bir eserdi. Balzac’ın bu romandaki en net mesajlarından biri; Sadece aşk, bir evliliği ayakta tutmaya yetmez.Uyum, değerler ve dünya görüşü de gerekir. İnsanlar zamanla, Sıkılabilir, Değişebilir, Hayal kırıklığı yaşayabilir. Yani romantik hayalleri kırıp gerçekçi bir ilişki tablosu çizmiş. Malesef üzücü ama bir o kadar doğru. Balzac’ın tüm kitaplarını tamamlayanlar, kendini ve insanı anlama yolculuğunda neredeyse bütünlüğe ulaşmış sayılır.
Top Oynayan Kedi MağazasıHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025484 okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 14:49
Bizim Zamanımız, kimsenin tam olarak sahiplenemediği bir zamanın romanı… Büyük ideallerle yetişip küçük hayatlara razı olan insanların; kadınların omuzlarındaki yükle ağır ağır yaşadığı bir hikâye. Çevrenin kalabalıklığına rağmen her karakterin içinde derin bir boşluk var. Atmosferi o kadar güçlü hissettiriyor ki kendimi 90’larda gibi hissediyorum. Duygular yoğun ama abartılı değil. Olaylardan çok ruh hâlleri ve içsel çatışmalar romanın temelini oluşturuyor. Öyle bir iç ses var ki, sanki hepimizin iç sesi; hiç susmuyor. İçten içe konuşan bir roman Bizim Zamanımız. Kadın olmanın görünmeyen yükünü ve bir kuşağın yorgunluğunu sakin ama derin bir yerden anlatıyor. Bitirdiğinizde büyük bir olay değil, içinize çöken o sessiz ağırlık kalıyor. Çünkü bu hikâye biraz da hepimizin hikâyesi Bu arada Sinem Sal’ı okurken hani derler ya gözüm kapalı okusam Seray Şahiner sanarım gerçekten o kadar benziyor ki kalemleri. İkisi de şehirli kadının sıkışmışlığını, görünmeyen emeğini, aile ve toplum arasındaki gerilimi yazıyor. Aynı coğrafya, benzer yaralar, benzer dönem ruhu… Ama tonları bambaşka tabi. Seray Şahiner daha sert, daha politik, daha sokağın içinden. Sinem Sal ise daha içe dönük. Daha psikolojik, daha lirik. Yine de ikisinin kalemini de benzetip iki yazarımızıda okumayı seviyorum .
Bizim ZamanımızSinem Sal · Karakarga Yayınları · 20211,856 okunma
Puan vermedi·122 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 23:38
Travma sonrası kaçış yaşayan bir karakter olan Antonio’nun hikâyesini okuyoruz. Roman, hacim olarak kısa olsa da sembolik ve alegorik yönü güçlü, ekolojik bir anlatı sunuyor. Kitap için “doğanın içinde insan kalabilmenin romanı” diyebilirim. Kitaptaki jaguarı aslında doğanın kendisi olarak düşünüyorum. İnsanın bozduğu denge sonucunda olaylar gelişiyor ve intikam sanılan duygunun, aslında doğanın kendini savunma biçimi olarak geri dönüşünü okuyoruz. Bu noktada asıl vahşi olanın jaguar değil, insanoğlu olduğu ortaya çıkıyor. Antonio’nun aşk romanlarını sevmesi ile doğayla uyumlu bir insan olması arasında bir bağ kurabiliriz. O kadar ince ruhlu ve narin bir kalbi var ki, dışarıdan sert görünüyor olsa da bu duyarlılığı sayesinde doğada yaşamaya uyum sağlayabiliyor. Aslında en güçlü karakterler, duygusal yönü kuvvetli olanlardır. Antonio da benim gözümde böyle bir karakter. Onun doğada çok huzurlu bir duygu içinde olduğunu söyleyemem; ancak anlamlı bir hayat sürdüğünü düşünüyorum. Ve bazen insan huzurlu değilken de doğru yerde olabilir.
Aşk Romanları Okuyan İhtiyarLuis Sepulveda · Can Yayınları · 2012790 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2025 58. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2025 00:00
Benim durumumda biri romanın ağırlığını muhtemelen sıradan bir okurunkinden çok daha kişisel ve içsel hisseder. Romanın ana temalarından biri ölümün kaçınılmazlığı ama aynı zamanda yaşamın kırılgan güzelliği. Bu iki uç arasında gidip gelen hikaye, annemde olduğu gibi ölümle iç içe geçen bir sevgi, kaygı ve bekleyiş halini yansıtıyor. Bahçıvan gibi elimden geleni yaparken, toprağın (ya da bedenin) sınırlarını bilmenin hüznünü yaşıyorum. “Birini yaşatmaya çalışmak, bir çiçeği diriltmeye çalışmaya benzer: suyu, güneşi, ilgiyi verirsin ama toprağın kararı çoktan verilmiştir.” Gospodinov, ölümü yüceltmeden ama kaçmadan anlatır. Bir tür hazırlık ya da kabulleniş egzersizi gibi hissettiriyor insana. Edebiyat filtresinden duygusal bir nefes aldırıyor. Gospodinov’un dili ölümü soğuk bir son olarak değil, yavaş bir dönüşüm olarak gösteriyor. Elimden geleni yapıyorum ama doğanın döngüsüne söz geçiremiyorum. Annemde benim ilk bahçem… Romanın sonunda bahçıvanın bahçesi kurusa bile, tohumların toprağın altında uyuduğunu biliriz diyor. Tıpkı annemin bende, bakışlarımda, ses tonumda, fikirlerimde var olmaya devam edeceği gibi. Varlığı her daim hissedilecek ama dokunulamayacak bir sevgiden korkuyor insan sadece. Kitap benim aynı acıyı yaşamış biriyle dertleşmem gibiydi. Zordu ama acıyı paylaşmak insanı hafifletiyor. Bir insanla acı paylaşacağıma- bir kitapla paylaşmak çok daha iyi geliyor.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma