Filmlerim herhangi bir topluluğu veya kişiyi yerelleştiren belli birtakım şartlar veya mas- keleri değil, insanlık durumlarını ifade etme çabasındadır.
Abbas Kiarostemi
Dünyayı yaratan ve rahim ve rahman olan bir Tanrı mevcut ol- saydı, evrenin ahlaki bir düzeni bulunsaydı ve ölümden sonra yaşam gerçek olsaydı ne kadar güzel olacağını kendi kendimize söyleyip duracağız; ama bütün bunların, gerçekliğini arzulamaya mecbur olduğumuz şeyler olması çok çarpıcı bir gerçektir. Za- vallı, cahil ve ezilmiş atalarımızın evrenin bütün bu zor bil- mecelerini çözmeyi başarabilmeleriyse daha da dikkate değer bir şey olurdu.
Mensuplarının bu kadar büyük bir bölümünü do- yumsuz bırakan ve onları isyana iten bir uygarlığın varlığını sürekli kılma umudundan yoksun olduğunu ve böyle bir geleceği de hak etmediğini söylemeyi gereksiz sayıyorum.
Çıkınca bu denli yalnız kalacağımı bil- seydim, o gözaltından cesedimi taşırlardı benim! Hakan'a buna
benzer bir şey söylemeye hazırlanıyordum. Aydınlıkevler'e gi-decekmiş. Bineceği dolmuş gelmiş, koştu gitti