Erkek olmanın dışında, genelde herhangi bir meslekleri;
mutsuz olmanın dışında da bir hikayeleri olmayan kadın-
lar ... Onları bir hedefin peşinde koşmanın anlamsızlığına ik-
na etmiş, yarim hikayeler.
İnsan insana ne yaparsa yapsın artık daha
fazla şaşırmayacakmışım gibi gelen bir durum ... Kalbimin de-
rinliklerinden bir şeylerin çoktan sökülüp atıldığı, açılan boş-
luğu ıslatarak çıkan kanın artık kırmızı olmadığı, daha fazla
şiddetle fişkırmadığı ve paramparça kesikte ancak teslimiyetin
durdurabileceği bir acının titreştiği bir durum ...
Ha-tırlarım, küçüklüğümde bütün meyvelerin içinde en çok kirazı sever-dim; onları bir kova suyun içine atar, eğilir, hayranlıkla seyrederdim: Siyah, kırmızı, dipdiri kürelerdi, suya girer girmez büyüyüverirlerdi. Sudan çıkarırken, büyük bir hayal kırıklığıyla küçüldüklerini görür, bunu görmemek için gözlerimi yumar ve öyle, suyun içinde bana gö-ründükleri kocaman halleriyle ağzıma tıkardım.
Bu önemsiz olay, şimdi ihtiyarlığımda bile benim gerçeği karşılama yöntemimi bütünüyle açığa vurur; onu daha parlak, daha iyi, amacıma daha uygun biçimde değiştiririm.
Bu dedem ölmüşlerimin ölmemesi için, beni ölümü istemez hale sokan bir adamdır; kendinden sonra sevdiğim çok kişi öldü ve toprağa değil, belleğime gömüldüler; artık ben ne kadar yaşarsam onların da o kadar yaşayacağını biliyorum.
Yani, mektuplarımı oku general ve hükmünü ver; hayatımı dinle Dede, ben de seninle birlikte savaştımsa, kimse nasıl acı çektiğimi öğrenmeden yaralandımsa, sırtımı hiçbir zaman düşmana çevirme-dimse
Hayır duanı esirgeme benden!